|
ORTA ASYA’DA SU SORUNUNDA ÖZBEKİSTAN’IN DURUMU-Süleyman MERDANOĞLU* Dünyadaki toplam su miktarı 1,4 milyar km3 tür. Bu suyun % 97'si denizlerde ve okyanuslardaki tuzlu sulardan oluşmaktadır. Geriye kalan yalnızca % 2'si tatlı su kaynağı olup çeşitli amaçlar için kullanılabilir olduğu belirlenmiştir. Dünyadaki toplam suyun yaklaşık yılda ortalama 500.000 km3'ü denizlerde ve toprak yüzeyinde meydana gelen buharlaşmalar ile hidrolojik çevrim içerisinde yağmur ve kar olarak tekrar yeryüzüne düşmektedir.
Dünya yüzeyine yağışla düşen su miktarı yılda ortalama yaklaşık olarak 100.000 km3 olup bunun, 40.000 km3'ü akışa geçerek nehirler vasıtasıyla denizlere ve kapalı havzalardaki göllere ulaşmaktadır. Bu miktarın da 9.000 km3'ü ise teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir durumdadır.
Kullanılabilir suyun dengeli dağıldığını söylemek çok zordur. Bu nedenledir ki günümüzde dünya nüfusunun 1/3'ü yeterli ve sağlıklı su kaynaklarına sahip olamadıkları için su sıkıntıları yaşamaktadırlar.
Türkiye dâhil birçok ülkede şehir suları ihtiyacı karşılayamamakta ve yeterli miktarda su arz edilmemektedir. Yeryüzünde 214 tane su kaynağı vardır. Dünya’nın % 40 ‘nın su ihtiyacını karşılayan belli başlı nehirlerin 155 tanesi iki ülke tarafından paylaşılmakta, 59’u ise 3 veya daha çok ülke tarafından kullanılmaktadır.
El değmemiş kaynakların kullanıma açılmasının yanı sıra kullanılanların israftan kurtarılması da başlı başına ayrı bir potansiyel oluşturmaktadır. Ancak su kaynakları coğrafi ve demografik nedenlerle kısıtlı olan ülkeler israftan kaçınmaları yeterli bir tedbir değildir. Su hakkında verilen raporlara göre; olumsuz şartlar bu şekilde devam ettiği takdirde 2025 yılında 37 ülkede çok ciddi kuraklık yaşanacağı tahmin edilmektedir.
Günümüzde su sorunu, bölgesel çatışmalar açısından daha sık dile getirmekte, bölgesel bir su stratejisi geliştirme ihtiyacı, belki de gerçekten ülkeleri bölgesel bir barışa doğru itebilir. Bölgedeki çoğu hükümetler, artık tahliyesi, tuzlanma, su kaynağı kirlenmesi ve etkin olmayan işe yaramaz su dağıtım sistemlerinde dahil su meselelerine daha büyük ilgi gösterme gereği duymaktadırlar. Yerleşim yerlerine dönük su temini, diğer kullanımlar üzerinde önceliğe sahip bulunmaktadır. Bölge ülkeleri su meselelerini halletmek için bölgesel bir su stratejisine doğru bir politika gütmek zorundadırlar.
Küresel ısınma dolayısı ile Dünyada su kaynaklarının paylaşımı ile ilgili olarak önemli Su problemleri yaşanması kaçınılmazdır.Türkiye’nin de içinde bulunduğu Ortadoğu’da olduğu gibi, Orta Asya’da bir yandan su arzını artırmaya çalışırken diğer yandan su talebini sınırlamaya yönelik tedbirler alınması gerekir.
Orta Asya’da Özbekistan’a komşu olan Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan,Tacikistan’ın da su konusunda durumunu iyi incelemek, ayrıca, Rusya’yı da göz ardı etmemek gerekir.
Orta Asya’da giderek kendini gösteren su sorunu; Özbekistan’ı yakından ilgilendirmektedir.
28 milyon nüfuslu, ekonomisi tarım ağırlıklı Özbekistan’ın suyunun yaklaşık %85 ten fazlasını komşu ülkelerden temin etmektedir. Bölgede kullanılan suyun % 50 sini Özbekistan kullanır. Bunun % 5 ‘i içme suyudur.
Orta Asya‘da su sorunu ile ilgili toplantılarda, Narin-Sırderya ve Amuderya’nın sınır ötesi nehirler statüsü taşıması nedeniyle; bu nehirlerin geçtiği ülkelerin uluslararası normlara uyması gerektiği dile getirilmektedir. Ancak, bugün bölge ülkelerinin su ve enerji kaynaklarına farklı bakış açılarının bulunduğu görülüyor. Örneğin, Özbek tarafı; Kırgızistan’ın Toktogul Barajının faaliyet yönünü tek taraflı olarak değiştirdiğini, sulama amaçlı barajı enerji amaçlı baraja dönüştürmesi üzerine su ve ekoloji sorununun meydana geldiğini, yaz döneminde su kıtlığı sorunu yaşanırken, kış döneminde su kaynaklarının fazla akıtılması nedeniyle ekin alanlarının su altında kaldığını, Kırgızistan’ın tek taraflı kararlarının komşu ülkelere büyük zarar getirdiğini belirtmektedir.
Özbekistan'ın tarımının büyük çoğunluğunun suya dayandığını ve suyun bu yüzden kendileri için hayati önem taşıdığını dile getiren Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov.”Ülkedeki tarım ürünlerinin % 95’i sulanan topraklarda yetiştiriliyor. Bu durum, bölgesel su kaynaklarının verimli kullanılmasının Özbekistan için ne kadar hayati önem taşıdığını göstermektedir. Ülke halkının ihtiyaçlarını karşılayan, ihracata yönlendirilen ve sanayi sektörü için gerekli ürünlerin büyük bölümü sulanan alanlarda yetiştirilmektedir. Bu yüzden de su kaynaklarının verimli kullanılması hayati önem arz etmektedir. Suyun olmadığı yerde hayat olmaz. Bu nedenle su konusuna büyük önem veriyoruz. Ne yazık ki, özellikle sınır aşan nehirlerin üst akımında bulunan komşu ülkeler bu konuyu hafife alarak iyi düşünmeden konuya yaklaşıyorlar. Ama böyle bir yaklaşımın ne kadar ciddi sorunlara yol açabileceği konusunu hafife alıyorlar...”; “…ne yazık ki bölgenin sınır aşan ırmaklarının başında yer alan komşularımız, su konusundaki hassasiyetimizi fazla dikkatte almıyorlar… diyerek her fırsatta su sorununu gündeme taşımaktadır.
Özbekistan Tarım ve Su İşleri Bakanlığı yetkilileri, tarım sektöründe suyun etkisi, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanmasına yönelik projeler üretmekte, bir dizi toplantılar yapılmakta, komşu ülkeler başta olmak üzere; Türkiye, Ürdün, Fransa, Japonya, G.Kore… gibi ülkelerle diyalog içinde bulunmaktadırlar.
Küresel ekonomik krizin zamanında farkına vararak gerekli tedbirler alarak, krizden önemli ölçüde etkilenmediğini dile getiren Özbek yetkililer; su kaynaklarının verimli kullanılması konusunda, su kıtlığının arttığı bir dönemde sulama konusunda tasarruf teknolojileri kullanımının yaygınlaştırılmasının büyük önem arz ettiğini dile getirmektedirler.

Ulusal ve uluslararası toplantılarda, Aral Gölü sorununun giderilmesine yönelik yürütülen çalışmalar, bölgenin ekolojik durumu ve su kaynaklarının verimli kullanılmasına dair bilimsel araştırmalar ele alınmaktadırlar.
Aral Gölü yıl 2009
Özbekistan Pamuk Yetiştirme Bilimsel Araştırma Enstitüsü tarafından yapılan açıklamada, su kaynakları tasarruf çalışmaları çerçevesinde pamuk yetiştirilmesinde daha az su kullanılması amacıyla yeni bir yöntem geliştirildiği ve bu teknolojinin ilgili kurumlara iletildiği belirtilmektedir.
İnsanların halen kullandığı suyun yetersiz gözükmesinin en önemli sebebi; yanlış alışkanlıklar, eskimiş teknolojiden kaynaklanan aşırı israf olduğu gözükmektedir.
Su sorununa çözüm önerileri ve arzını artırma yolları incelendiğinde şu seçenekler ortaya çıkmaktadır.
-Bölgedeki ülkelere arasında güven artırıcı çalışmalar yapılmalı,
-Bulutlardan yağmur yağdırma yöntemi kullanılarak yağmuru artırmalı,
-Yer altı su kaynaklarından daha fazla yararlanmalı,
-Kullanılmış artık suları temizleyerek yeniden kullanıma sunmalı,
-Tuzlu deniz sularını arıtma tesislerinde işleyerek kullanılır hale getirmeli,
-Kutuplardan buz dağları getirerek bölge su sistemlerine katmalı,
-Suyu ticari bir meta olarak kabul edilmemeli,
- Bunlardan en ekonomik olanı başka ülkelerden su ithal etmeli,
İlk akla gelen mevcut ve gelecekteki su sorununa çözüm önerileri olup, ilave olarak şunlar söylenebilir:
-Bağımsız olan bu komşu Cumhuriyetlerde, Eski Sovyet Döneminden kalan su dağıtım sisteminin tamir, bakım, onarım ve yeniden yapılanmasına gidilmelidir.
-Küçük yerleşim merkezlerinde bulunan su kaynaklarının ( dere, çay kuyu.. gibi) mini teknolojilerle yerinde kullanılmalıdır.
-Bu konuda Türkiye gibi su konusunda deneyimi olan ülkelerin bilgi birikiminden faydalanılmalıdır.
-Suyun tasarrufa yönelik kullanımı konusunda aileden başlayan verilecek bir eğitim üzerinde durulmalıdır.
-Bölgede kar suları, taşmalar, su baskınları konusunda neler yapılması gerekiyorsa yapılarak, zarar yerine bunlardan fayda sağlanmalıdır.
-Özbekistan’a komşu ülkelerle, ilişkileri iyi olan ülkeler devreye girerek; Orta Asya da ki “su“ ve Aral Gölü sorunun uluslararası platformlara taşınmasına, bu maksatla yapılacak çeşitli etkinliklere aracılık etmesi sağlanmalıdır.
___________________________________________________________________
*Süleyman MERDANOĞLU-Özbekistan Uluslararası Altın Miras Vakfı Ankara Bölümü Başkanı (altinmiras-w@tr.net)
NOT: Bu makale www.altinmiras.com kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
|