Hava Durumu
VEYSEL KARANİ VE UVAYSİ - Barno ISAKOVA*

Özbek edebiyatı tarihinde kadın şairler faaliyetinin Cihanhatun Uvaysi ile başladığını söylemek mümkündür. Çünkü ona kadar Özbek edebiyatı tarihinde kadın şairlerinin eserleri kayıt edilmemiştir. Doğuda yaşayan yine bir kadın şair Zebuniso,  Fars ve Arap dillerinde icat etmiştir.

 Kokand'ın edebi ortamında kendisi gibi kadın şairlara öğretmenlik yapan Cihanhatun Uvaysi Özbek klasik edebiyatının gelişimine büyük katkılar yaptı. O kadınlara özel tasavvuf kavramını yeni bir seviyeye taşıdı. Onun sanat anlayışı ile yoğrulmuş, derin şiirleri sadece kadın şairlere değil, erkek yazarlar için de bir okul olarak hizmet vermektedir. Onun kişiliğinde cesaret, kendini feda etmek ve dürüstlük gibi ahlaki değerler öne çıkıyor.

" Cihanhatun şiirinin edebi sanatsal gücü ve kapsamı, antik Yunan şairi Sapfo, Fransız şair Margarita Navarli ve doğuda yaşayan kadın şair Zebuniso değerindedir. Onun şiir dünyası sanatsal düşünceler dünyasında gerçekleşen en özgün ve karakteristik olaylardan biriydi " demektedir Özbek araştırmacı yazar İbrahim Haqqulov. 

Margilan'da Uvaysi  "Cihan atın”, yani Cihan kadın hoca" adıyla meşhur idi. O zamanlar halk içinde okuma ve yazma bilen üstelik dini eğitim olan kadınlara “Atın”, yani kadın hoca adı verilirdi. Ancak onun kendine Uvaysi adını seçmesi sadece kadın öğretmen değil, manevi eğitim talebesi anlamına da gelmekte idi. Cihanhatun’un kendine böyle isim seçmesinin manevi yönden Veysel Karani ile ilişkili olduğunu söyleye biliriz.

Aynı zamanda “Uvaysi” olmanın manası tarihte Veysel Karani hazretlerinin Allah’ın Elçisi'ne olan sevgisini yansıttığı açıktır:

“Veysel Karani hazretleri gerçek bir sevgi, gerçek bir mühabbet sahibi idi. O Allah’ın Elçisini görmek için memleketi Yemenden Medine'ye gelmişti. Ancak sevdiği Resülü göremeden geri gitmişti.  Resulullah ona hırkasını hediye etmişti”.

O Peygamberimizi (sav) kalp gözü ile görmüştü. Onun için Allah’ın Resulü “Veysel Karani hayırseverlik ve yardımseverlikte tabeinlerin en iyisidir" demişlerdir.

Uvaysi olmanın zahirdeki manası bir pire ihtiyaç duymadan aynen Veysel Karani hazretlerinin yaptığı gibi Peygamberizin (sav) mübarek ruhünden terbiye ve ahlak edinmektir. 

Bu konu ile ilgili Abdurrahman Cami şöyle diyor: "Farididdin Attar diyor ki, evliyalardan bazılarına “Uvaysi” denir.  Birçok büyük Şeyhler Tasavvuf yoluna girmeden önce böyle makama ermiştir”. Şeyh Abulkasim Gurgoni, Şeyh Najmiddin Kubro, Şeyh Abusaid Abulkhair, Şeyh Abulhasan Kharagony ve diğerleri bunlar cümlesindendir.

Dolaysıyla bir kadın şair olan Cihanhatun’un “Uvaysi” adını alması boşuna değildir. Alişer Nevai de “Böylelerinden birinin zahir olarak piri belli değilse ve Şeyhlerden birinin ruhu onu terbiye etmişse bunlara “Uvaysi denir” denmektedir.

 Edebiyat eleştirmeni Sultonmurod Olim Uvaysi için "Eski şeyhlerden birin ruhu onu terbiye etmiştir» yorumunda bulunmaktadır.

Kadın şair Uveysi Veysel Karanının izinden gitmeyi arzu etmiştir.  Filoloji uzmanı Ergash Ochilov şöyle diyor: "Diğer bir şiirinde Uveysi Veysel  Karani'yi adaşı olarak belirtiyor ve onun beni yetiştirmesi ne kadar harika diyor” dedi. Bu da şairin bu büyük zatın ruhu etkisinde eğitim aldığını ve bu onursal hocasının adından yola çıkarak kendine Uveysi ismini yakıştırdığını gösteriyor”.

Bu söz vehim değildir, yoktur onun telaşı,

Ne olmuş terbiye etmişse ruhumu adaşı...

Şairin kendi kabul ettiği gibi, Veysel Karanı Uveysinin adaşı olabilir.  Bunun sebebi sadece yukarıda getirilen şiir değil, aşağıdaki satırlardan da anlaşılıyor.  Gaybi aşkın yüce örneğini ortaya koyduğu bir şiirinde tıpkı adaşım gibi  merhametinden umit ediyorum, diyor:

Umarım merhamet dolusundur, İlahim,

Ки Veysel Karanı adaşımdır benim..

 Başka bir şiirinde adaşının yüksek makamına umit bağlayarak şöyle der:

Yoktur Veyside kendi makamindan ümit,

Yar aşkının köpeği olsam yeter bana...

"Veysal makamı" Kutsal Peygamberin (as) hırkasına sahip çıkarak, onun sevgisinin kazanmaktır. Dahası, Veysel Karanı şefaati ile iki kabilenin Cennete girmesi hadisi şerifte zikir edilmiş ve bu büyük bir makamdır. Uvaysi, bu makamın kendisine verilmeyeceğini bildiği için “Yar aşkının köpeği olsam yeter bana...” diyor. Bununla Uveysi Allah’ın yüce cemalını görmek isteğini belirtmiştir. Bu arzuyu elde etmek için, tıpkı adaşı gibi ilahi aşk için ağlar, yani sevenlerin genellikle hayatlarını ağlayarak geçirdiklerini belirtmek ister:

Uveysi ağlamayı terk etmek niçin,

Yar aşkında bak Veysel Karanı ağlar…

Arif ruhun içsel ifadesini tarif eder iken bir şair kadın olarak Uveysi tekrar ve tekrar adaşına dönüyor. Allah Resulünün sevgisi ile kendinden geçen, sadece ona ulaşmayı hayal eden, ancak aynı zamanda yaşayarak onun Sahâbî'lerden biri olmak var iken, sadece tabeinlerden biri olarak kalan Veysel Karanı onun icadını derinden etkilemiştir:

Deme, Uveysi kendinden geçti boşuna,

Anla hasretimi ne olur, yanmaktayım…

Uvaysi'nin icadına ve hayatına baktığımızda, onun ezilen bir dul kadın, yalnız ve garip biri olduğunu göreceğiz:

Dediler bu mana Uveysi’ye Karanı tahtından,

Bir de gariplik dünyada bana eşlik etmiştir…

Uveysi her zaman Veysel Karanı’ya heves etmiştir, adını onun isminden almıştır, buna da yukarıdaki şiirleri delildir.

Sonuç olarak, bu şair kadın kendini Veysel Karanı gibi görmektedir. Onun Allah'a ve Elçisine sonsuz sevgisini takdir ediyor. Veysel Karanı benzer adı taşıyarak, ona ayak uydurmakla Allah'ın lütfu ve Resul'un şefaatine nail olmak ister. Bu arzular içinde yaşıyor ve icat ediyor. Çalışmalarının çoğu aşkı İlahi ile doludur.
_____________________________________________________

*Barno ISAKOVA (axborot@inbox.ru)

Özbekistan Bilimler Akademisi Alisher Navoi

Dil ve Edebiyat Enstitüsü Araştırmacısı

  
36 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Saat
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar7.77417.8053
Euro9.45599.4938