Hava Durumu
TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR BAŞKENTİ OLMAYA ADAY :HIVA-Süleyman MERDANOĞLU *

Hive, (Özbekçe; Xiva),Özbekistan'da Harezm yönetimine bağlı kendir.Ceyhun (Amuderya) Irmağının batısında yer alır. Nehri’nin güneyinde yer alan bu şehirde tuğla duvarlar ve toprak rengi hakimdir.

Kentin adı ilk kez 10. yy.'da yaşamış iki Arap gezginin seyahatnamelerinde geçmekle birlikte, arkeolojik bulgular, tarihinin 6. yüzyıla kadar indiğini gösterir.

Özbekistan'ın Harezm bölgesinin yaşayan Ortaçağ şehri diyebileceğimiz güzel Hive yaklaşık 2500 yaşındadır. Şehir 1512-1920 yılları arasında Hârezm'de hüküm süren Hive Hanlığına başkentlik yapmıştır.

Hive Hanlığı (Xiva Xonligi) (1515 – 1920): Günümüz Özbekistan, Türkmenistan ve Kazakistan sınırları içinde kalan bir alanda, 1512-1920 yılları arasında varlığını sürdürmüş olan Özbek devleti. Buhara Hanlığı (Buhara Emirliği) ve Kokand Hanlığı ile birlikte "Özbek üç hanlığı" olarak anılmıştır.

Hanlığın 1920'de Kızıl Ordunun tarafından devrilmesinden sonra yeniden kurulan Hive, Sovyet Halk Cumhuriyetinin merkezi yapıldı ve 1924’te Özbekistan’a bağlandıktan sonra politik önemini yitirmeye başladı.

Orta Asya Müslümanlarının önemli dinî merkezlerinden biri olan Hive’de 94 cami, 63 medrese bulunmaktaydı. 1924’ten sonra medreselerin tamamı ve camilerin büyük bir kısmı kapatıldı. Sovyet idaresi döneminde sanayi ve doğalgaza rağmen şehir gelişemedi. Ancak, pamuklu sanayi önemini hep korudu. Tuğlacılık, süt ürün­leri ve halı dokumacılığı endüstrileri de yine önemli sanayi dallan olarak kaldı.

Eski esir pazarlarının merkezi Hive, bugün yaşayan ufak bir kentten daha çok, yarı terk edilmiş bir film setine benzemektedir.

Türk-İslâm mimarisinin en güzel örnekleri arasındaki camiler, medreseler ve kervansaraylar Hîve şehrinde yer almaktadır.

Hâlen çok sayıda çırçır atölyesinin bulunduğu kentte, halıcılık, nakış, ahşap ve taş oymacılığı gibi geleneksel el sanatları da önemini korumaktadır. 

Hattatlık, minyatür, pamuklu ve ipek doku­ma sanatlarında üstün örneklere sahiptir.

Hîve hükümdarlarının çoğu âlim ve sanatkârları himaye eden kişilerdi. Bunların içinde Şîr Gazi Han, İlbars Han, Timur Gazi Han ve Muhammed Rahim Han en meşhurlarıdır. Bu hükümdarlar aynı zamanda bizzat şiir ve edebiyatla da uğraşmışlardı. Öte yandan Hîve’de yetişmiş olan tarihçiler yalnız memleketlerinin değil bütün Türkistan ülkelerinin tarihi hakkında geniş mâlumat vermişlerdir. Hîve’de yetişen en meşhur tarihçiler Şecere-i Terâkime müellifi Ebülgazi Bahadır HanFirdevs-i İkbâl müellifi Şîr Muhammed Mûnis Mîrâb, Tevârîh-i Hârizmşâhiyye müellifi Babacan b. Hudayberdi Mangıt ve Allahkulı, Rahim Kulı, Muhammed Emin, Said Muhammed ve Said Muhammed Rahim hanlar devrinin tarihini yazan Âgehî  Muhammed Rızâ’dır. Hîve’de hattatlık, minyatür ve dokuma sanatlarında da büyük ilerlemeler olmuştur. Türk-İslâm mimarisinin en güzel örnekleri arasında sayılan camiler, medreseler ve kervansaraylar, İç kale olarak bilinen surlarla çevrili eski kentte saraylar Hîve şehirlerinde yer almıştır. 

Turizm

HiveDünya Miras listesindedir.1970’li yıllarda önemli ölçüde restore edilmeye başlanmış ve bugünkü  Hive turizm için derlenip toparlanmış, açık müze şehir halini almıştır. Ancak, yine de insan sokaklarda yürürken, yaratılmak istenen atmosfere rağmen, kentin çoktan kaybolmuş ruhunu ve bir şeylerin eksikliğini hisseder.

Hiva, kervan esirlerinin uğrak yeriydi. Yorucu çöl seyahatlerinin korkusuz mekanı. Bugün ise tarihi geleneklerini koruyan bir müze şehri… Surların şehri İçan Kale (Itchan Kala) Surları ile çevrili tarihi kent .

Toprak rengi ve kızılın hakim olduğu şehirde yaşayan insanlar binlerce yıllık geleneklerini hala koruyor ve taştan fırınlarda ‘nan’ denilen ekmeği pişiriyorlar.

Zerdüştlük inancının da merkezlerinden olan Hive’de ‘Ayaz Kale’, ‘Toprak Kale’ ve Kızıl Kum çölü görmeye değer yerler.

Buradaki aileler eski geleneklerini yüzyıllardır sürdürüyor. Geçmişteki Zerdüştlük dininin çok önemli bir filozofisi olan ekmek yapımı bile hala eski yöntemlerle yapılıyor. İçan Kale sakini: ‘Ekmek pişirmek nesilden nesle geçen bir şey. Şimdi biz kızlarımıza ‘nan’ yani ekmek yapmayı öğretiyoruz. Bana da annem, ona da annanem öğretmiş.’ Diyor.

Hiva’daki aileler ekmek yapmak için dışarıdaki taş fırınları kullanıyor. Bu fırınlar şehrin merkezindeki meydanlarda bile bulunuyor.

 Ekmek Özbekler için çok önemlidir. Zerdüştlüğün mukaddes kitabı Avesta’da kutsal olduğu ve sizi güçlü ve sağlıklı yaptığı yazar.

Zerdüştlük arasındaki bağ, ekmeğin üzerine yapılan basılan şekillerle devam ediyor.

Ekmeğin üzerindeki şekiller Zerdüştlük zamanında tapınılan güneşi simgeler. Bu barışın, iyi niyet ve mutluluğun simgesidir. Bu şeklin aynısını dini kitaplarda da vardır.

Zerdüştlüğün etkilerini Hiva’daki binaların üzerinde görülebilir. Cami ve medreselerde bile farklı dinlere ait motiflere rastlanabilir. Söz konusu izler, İpek Yolu üzerindeki bu şehrin dinlerin, kültürlerin, filozofilerin kesişme noktası olduğunun bir kanıtıdır.

Çölde yaşayanlarla Hive şehri sakinleri arasında sıkı bir bağ vardır. Eskiden burada değiş tokuş ticareti yapılırdı. Göçebe toplumlar buraya süt, et ve diğer şeyleri getirdiler. Hive sakinleri bu ürünlerle ekmek ve çölde üretilemeyen diğer ürünleri takas ettiler.

Hive’den yalnızca iki saat uzaklıkta bulunan kurak steplerin hakim olduğu Harezm, Orta Asya’da kurulan en büyük medeniyetlerden birine ev sahipliği yapmış. Buradaki yapılar Harezmşah Devleti’ne ait saray ve evlerin kalıntıları. Burada üç hisarın birleşmesinden oluşan muhteşem Ayaz Kale ve Toprak Kale yapıları yer alıyor.

Bilimsel bir teoriye göre burada bulunan kalıntılar milattan sonra 3. yüzyılda inşa edilen Harezm Çarı’nın sarayına ait. 20’den fazla kerpiçden inşa edilmiş duvar ve hisar bulunuyor. Burası aynı zamanda ‘Elli Kale’ adıyla biliniyor.

Pehlivan Mehmud Makberi:(1242-1325.yıllarda yaşayıp, Puryeyveli ve Kitali gibi mahlaslar ile fars-tacik dilinde icad eden şair ve mütefekkir olan, Hive'de doğan büyük Pehlivan Mehmud, 79 yıllık hayatında hiç yenilmemiştir. Ayak­kabıcı bir aileden gelen ve geçimini ayakka­bıcılıkla sağlayan Pehlivan Mahmut'un kendi eğitimiyle yazdığı meşhur şiirleri, felsefi ru­baileri yaklaşık 800 yıldır söylenmektedir.Hindistan, İran’da pehlivanlıkla ün kazanmıştır. 

Muhemmed Rahimhan Medresesi:(Muhammed Rahimhan medresesi 1871.yılda Hive hanı Muhemmed Rehim (Feruz) tarafından kurdurulan mimari anıt olarak, Köhne Arkın doğu dervazası karşısında bulunuyor. Medresede yaz ve kış camileri, dershaneler, kütüphane ve öğrenci odaları bulunmaktadır. İkinci Muhammed Rehimhan'ın ferma­nıyla 1871-1876 yıllarında yapılmıştır. Geniş­liği ve azametiyle diğer medreselerden ayrı bir yer tutmaktadır.Muhemmed Rehimhan Medresesi mescit, eyvan, dershane, kütüphane ve hücrelerden ibarettir. Medresenin ön tarafı iki katlı, kalan tarafları bir katlıdır. Baş kısımdaki miyan saray 9 kubbeli odadan ibarettir. Havlunun üç tarafı 76 hücre ile çevrilmiştir.

Allakulihan Medresesi:Allakulihan Medresesi Kutlu Murad İnak Medresesinden biraz büyük olup, umumi yer meydanı 65x47 metreyi teşkil eder. Medresenin batı kısmında yazlık kubbeli mescit bulunur..

İslam Hoca Minaresi Ve Medresesi (  1908-1910): İslam Hoca Minaresi ve Medresesi 1908-1910.yıllarda Hive’nin son veziri olan Esfandiyarhan’ın kayınbabası tarafından kurulmuştur. İslam Hoca Perij ve Senkt-Peterburg’e yaptığı gezisinden sonra, Hive’de pamuğu yeniden işleme fabrikası ve Avrupai okul ve hastane kurdurur. 1913.yılda Hive hanının buyruğına esasen, düşmenı Nezerbek tarafından öldürülür. İslam Hoca Minaresi 45 m yüksekliğe sahip olup, ona mahsus 118 tane merdiven ile çıkmak mümkün. Mezkür minare Orta Asya İslam sanatının bir örneğidir

Kalta Minor (Kısa Minare):Kalta Minar kuruluşu 1852.yılda Muhemmed Emirhan buyruğuna göre başlanmıştı. Şehrin sembolüdür. Medresenin yanında, tamamlanmamış bu minare mavi renkli sırla kaplanmış. Tabanı 14,2 metre çapta. Uzunluğunun 80 metre ile Orta Asya’nın en uzun minaresi olması planlanmış. 1885’de yapımına başlanan minare, Hanın ölümü ile meydana gelen kaos ve karışıklık nedeni ile 26 metrede kalıyor. Rivayete göre; Minarenin mimarı bu minareyi bitirince Buhara Hanı için Buhara’da daha yüksek bir minare yapacaktır. Bunu öğrenen Han kızıp çileden çıkıyor ve mimarı kaleden atarak öldürüyor. Minare yarım kalıyor.                                                              
Burada minareler genellikle konik. Yukarıya doğru inceliyor. Kalta minare askeri gözlem evi olarak kullanımının yanı sıra kervanların uğrak yeri olduğundan onlara yol gösteren fener olarak da kullanılmıştır.       

Şahi Kalender Baba Anıtkabiri: Şahı Kalender Baba mecmuası bir katlı medrese ve minareyi içerisine alır. XIX.yüzyılın sonunda Ata Darvazanın batısında Bekacan beka buyruğuna göre Şeyh Kalender Baba şerefine kurulmuştur. Burada üç hücreli anıtkabir mevcut olup, ondan kubbeli bina anıtı bugüne kadar korunmuştur.

Üç Evliya Anıtkabiri: Mezkür anıtkabir o devirde şehirden dışarıdaki mezarlıkta inşa edilmiş olup, şimdilik o taşhavlunun ark tarafında yerleşmiştir.

Taşhavlu Kalesi:Taşhavlu 1830-1838.yıllarda Allakulihan buyruğuna göre yapılmış olup, 3 tane salon ve 163 tane odadan ibarettir. Erz Havlu – dervazesi batıya, İşret Havlu – güneye, Herem – kuzeye bakmış. Destıeb herem yapılmış olup, onda 5 tane özel eyvan var. Taş Havluda Hive İçan Kale devlet tarihi-mimari müze korukhanesinin sanat müzesi ekspozisesi yerleşmiştir.

Muhammed Eminhan Medresesi ve Minaresi : Hive şehrinde bulunan medreselerin içinde en büyüğü ve en güzeli olup, Hive Hanlarından Muhammed Eminhan yaptırmıştır. Hive'deki ünlü minarelerden biri de bitiri­lemeyen Muhammed Eminhan minaresidir. Minareye yansıyan güneş ışıkları çinilerle ilk yapıldığı yılların parlaklığıyla yansır.

Kutlu Murad İnak Medresesi ( 1804-1812:Kutlu Murad İnak Medresesi İçan Kale hududunda yerleşmiş ve umumi meydanı 57x44 metreden ibaret olarak, orada yüzlerce talebe eğiitm almıştır.Bu medreslerda 4 tane eyvan mevcüt olup, onlardan 3 tanesi yazın sıcak günlerinde faydalanılmış. Mezkür medresede Kutlu Murad İnak defn edilmiştir.

Cuma Mescidi ve Minaresi: Cuma Mescidi ve Minarasi; Hive’nin 1000 yıllık tarihinden haber verir.1788-1799.yıllarına aittir. Ata Kapsından şehre girildiğinde, ortaçağ şehrine gelmiş gibi olunur. 215 ahşap sütunu, seramiklerle süslenmiş 52 metrelik minaresi ile tarihi Cuma Camisi  yer alır.

İçan Kale:İçan Kale Ata Dervaze, Taş Dervaze, Palvan Dervaze ve Koş Dervaze gibi 4 tane dervazeden teşkil olmuş olup, XIX-XX.yüzyıllarda kurulmuştur. Ata Dervaze 1975.yılda tıpkı önceki dervazeye benzer edilip yapılmış. Taş Dervaze 1830.yılda Hive hanı Allakulihan tarafından kurdurulmuştur. Palvan Dervaze XIX.yüzyılın başlarında yapılmış olup, geçiş yerinin peştakı 6 tane kubbe ile kaplanmış ve onun altında önceleri meşhur köle pazarı mevcuttu. Koş Dervaze veya Bahçe Dervaze XX.yüzyıl başlarında kurulmuştu..

Muhemmed Eminhan Medresesi: Muhemmed Eminhan Medresesi 1852-1855.yıllarda Hive Hanı Muhemmed Eminhan tarafından kurulmuş olup, İçan Kalenin batı kısmında bulunur.Medrese 2 katlı olup, birinci kat da kıler dehlizli, ikinci kat da kılar eyvanlıdır. Bu uslüp Hive medreseleri mimarcılığında ilk defa bu binada kullanılmış. Günümüz de medrese tamir edilip, otel için uygun hale getirilmiştir.Geçmişte ise, büyük okul ve şehir divanhanesi olmuştur..

Ulaşım :Özbekistan ve Türk Havayollarının İstanbul-Taşkent ve  İstanbul-Semerkant uçuşları bulunmaktadır. Taşkent'ten de Özbekistan Hava Yollarının Taşkent-Ürgenç uçuşlarıyla Hive'ye ulaşı­labilir. Ürgenç şehrine Türki­ye'den direkt uçuşların başlaması da bek­lenmektedir.

Konaklama: Ev pansiyonları, 2 ve 3 yıldızlı uygun fiyatlı otellerden 4 ve 5 yıldızlı otelle­re kadar temiz ve güvenli konaklama imkanı vardır.

Sağlık: Özbekistan acil sağlık hizmetleri üc­retsiz 24 saat hizmet vermektedir.

Yeme-içme: Hive mutfağı özel Hive mantısı, Hive çiğ köftesi, yumurta börek, özel soslu Hive makarnası gibi yemekleriyle ünlüdür.

Köhne Ark Kalesi (V-XIX.yüzyıllar):Köhne Ark Kalesi– Hive’yi  yöneten  hanlar karargahı olarak, o kabulhane, han ördesi, herem, memuru binalar, yazlık ve kışlık mescitten ibarettir.Köhne Ark, diğer adıyla Köhne Saray.Hive'in eski kalesidir. İç kaledeki kabul törenlerinin yapıldığı saraylardan bi­ridir. Zerbhane ve zindan da kale’ye ait sayılır. Görünüşhane 1804-1806.yıllarda Hive’nin meşhür mühendisi Muhemmed Tacikhan tarafından kurulmuştur.

Kentin en önemli gelir kaynağı Turizm. Eski  medeniyetlere ev sahipliği yapan Hive’yi yılın her ayında gitmek mümkün.
Hiva, 2020 yılında Türk Dünyası Kültür Başkentine aday gösterildi.

KAYNAKLAR:                                                 

www.altinmiras.com

http://www.turizmhaberleri.com

www.trtavaz.com.tr
___________________________________________________________
* Süleyman MERDANOĞLU (merdanogluslm@gmail.com)
Özbekistan Uluslararası Altın Miras Vakfı Ankara Bölümü Başkanı

NOT:Makale, www.altinmiras.com kaynak gösterilerek kullanılabilir.

 

  
195 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Saat
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414