Hava Durumu
HAREZMŞAHLAR’IN ANADOLU’DAKİ DEVAMI VE SONU- Süleyman MERDANOĞLU*
Cengiz Han’ın 1220 başlarında Maveraünnehir’ini istilasıyla başlayan Moğol harekatı tüm Türk İllerini zaptıyla sonuçlanır. Moğol istilası ve savaşları karşısında Harezmşahlar batıya doğru kaçarlar. Horasan’ı da işgal eden Moğollar ilerlemeye devam ederler. Bu nedenle de bölgeden Türklerin büyük göçleri başlar. Dalga dalga silahlı oymaklar halinde sürüleriyle, sığırlarıyla, davarlarıyla, mallarıyla Anadolu’ya gelirler. “Yayılma Krizi” denilen bu dönemde Türkler ilk etapta bugünkü Irak, Suriye ve Güney Anadolu bölgesine yerleşirler, daha sonra Toros Dağlarına ve Anadolu içlerine devrin Sultanları’nca iskân edilirler. Yine bu dönemde Harezmşahlar ise Kafkaslara geçerler
      Sultan Muhammed Harezmşah; yanındakilerle beraber bir sandalda, Nesevi’nin ifadesiyle: “Ne ecdadının ne de kendisinin mâlik olduğu topraklarda barınacak bir yer bulamamak teessürü içinde”, herkes tarafından terk edilmiş bir sürgün kişi gibi adaya doğru ilerledi... Sultan adada kaldığı üç dört ay içinde, Mâzenderânlı (Hazar Denizi güneyi) köylülerden gizlice yardım görür... Sultan kaderine boğulmuş, ölümü hayatına tercih eder bir halde oğlu Celâleddini veliaht tayin ederek kılıç kuşandırır ve onun etrafında birleşmelerini tavsiye eder. Bir müddet sonra, Aralık 1220’de ölür.(1)           
      Celâleddin Harezmşah; Cengiz Han’ın Moğol ordularına karşı kahramanca savaşmasına rağmen yenilgiye uğrayarak geri çekilerek, bugünkü Batı İran (Güney Azerbaycan) ve kuzey Azerbaycan’da yeniden güç toplayıp, askeri düzende örgütlenerek; Doğu Anadolu’ya doğru harekete geçer. Ahlat’tan (Bitlis İline bağlı İlçe)  Dersim (Tunceli İli) Coğrafyası’na kadar bölgeyi işgal eder. Bunun üzerine Selçuklu Sultanı da hareket  eder. Selçuklu Sultanı I.Alaeddin Keykubat  100 bin kişilik ordusu ile; 10 Ağustos 1230’da Erzincan-Yassı Çimen’de üç gün süren savaşta 40 bin kişilik Celaleddin Harzemşah’ın ordusunu bozguna uğratır. Celaleddin Harezmşah bu savaşta canını zor kurtararak askeri birliklerinin bir kısmıyla, Azerbaycan’a doğru çekilmek zorunda kalır. Harezmşah ordusunun komutan ve beyleri ile askerlerinin bir kısmı da Selçuklulara sığınırlar.(2)
     Daha sonradan  toparlanan Celaleddin Harezmşah; Moğollara karşı yeniden savaşır. Moğol saldırılarına dayanamayarak Diyarbakır’a doğru kaçar ve tekrar Dersim’e gelir. Celaleddin Harezmşah; Palu İlçesi’nin Ohi Bucağı’nın yerli halkı olan bir kürt kavmi olan Dümbelli Zazaları tarafından öldürülür. Bu olayı haber alan Dersim civarında Türk Kabileler, Palu’ya inerek Celaleddin Harezmşah’ın intikamını alırlar ve ölüsünü alıp, Dersim Dağları’nın yüce bir noktasına defnederek türbe yaparlar ve “Sultan Baba” adını verirler.(3) Bugün halen bu türbe bölgede ziyaretgâhtır. Diğer bir sözlü tarihsel kaynağa göre ise: Celaleddin Harezmşah; Yassı-Çimen savaşı sonrası oğlu Mehmed (Muhammed)’i Dersim Beyi Şeyh Hasan’a emanet eder. Saygı duyduğu dostu Celaleddin Harezmşah; Hakk’a yürüyünce (ölünce) naşını Tujik Dağı’nın zirvesine defin eder. Himayesinde olan oğlu Mehmed’i de üç dört yıl sonra kızı ile evlendirerek Nazmiye (Tunceli) İlçesi’ne yakın bir yerde ev yaptırır. Celaleddin Harezmşah’ın oğlu Mehmed  evliliğinden bir müddet sonra kerametlerinden ötürü “Kal Meme Sır” unvanıyla anılmaya başlanır ve yöre halkı tarafından saygı görür. Kayınpederi Şeyh Hasan’ın icazetiyle Tucali-Nazmiye’nin Kalmem mezrasında 1240 yılında dergâhını kurar. Bugün Tunceli’nin Pülümür ilçesine bağlı Kırmızı-Köprü beldesinin  Göl mezrasında bulunan dergâh halen tarihsel işlevini sürdürmektedir. Zazaca “Tekaye Çe Tikme Arezu” denilmektedir.
(4-5)  Şah İsmail’in Dersim’de ( Tunceli) eş olarak aldığı “Gülizar” adlı kız da Celaleddin Harezmşah’ın torunlarındandır. (6) Hamza Baba’nın Nif (İzmir’in doğusunda Kemalpaşa ilçesi)e yerleşmesi ile  Celâleddin Harezmşah’ın oğlu Mehmed’ın dergâhını kurması benzerlik göstermektedir.
Celaleddin Herezmşah’ın Hakk’a yürümesinden sonra Harezm Aşiretleri dağılır. Harezm Beyleri ve Komutanları Selçuklu Devleti’nin hizmetine girenler  ve bu  aristokratlara  belli bölgeler iktâ (eskiden İslam devletlerinde mülkiyeti devlete, kullanım hakkı geçinme için şahıslara verilen toprak) olarak verilir. Beylerin ve Askeri Komutanların emrindeki aşiretler ve eratta iktâ olarak verilen yörelere oymak (ortak kültürü olan topluluk) ve obalar şeklinde iskân edilir. Anadolu’nun her tarafına yayılırlar. Büyük çoğunluğu bugünkü Tunceli vilayeti yörelerinde kalırlar ve Munzur yaylalarını yurt edinirler.
      Anadolu Selçuklu hükümdarı I.Alaeddin Keykubad; Harezm Beylerinden  Kayır Han, Bereket Han, Küçlü Han ve Arslan Toğa Han’lara dirlik olarak sırasıyla Erzincan, Amasya, Larende ve Niğde’yi verir.(8)                     
       İbni Bibi; Harezm Komutanlarıyla birlikte Saruhan Bey’inde Alaeddin Keykubat’ın mahiyetine katılma davetiyesini kabul ederek, tören ile and içerek Selçuklu yöneticileri arasına katıldığını yazmaktadır.(9 
       Harezmli Saruhan Bey’in oğlu Alpağı’nın oğlu Saruhan 1302 yılında  Saruhanoğulları Beyliği’ni kurar. Selçuklu döneminde bu aileye iktâ olarak verilen bu yöre; Beyliğin kuruluşu ile Batı Anadolu’da içeriden Eğe sahillerine doğru yayılarak Manisa, Menemen (Tarhanyat), Gördes (Gördüs), Demirci, Nif (Kemalpaşa), Turgutlu, Gördük, Ilıca, Adala, Akhisar, Kayacık, Urganlı gibi kentlere de sahip olurlar. Saruhan Bey’in Çuğa ve Ali Paşa adında iki kardeşi vardır.  Ali Paşa, Nif  (bugünkü İzmir-Kemalpaşa)’nın o dönemdeki Emiridir.(10)  Hamza Baba’nın da  Ali Paşa’nın Nif Emirliği döneminde gelerek yöreyi dervişleriyle irşata (doğru yolu gösterme) başladığı anlatılmaktadır.
      Saruhanoğulları Beyliği diğer Anadolu beylikleriyle beraber 1389’daki, Kosova Savaşı’na Osmanlı Sultanı I.Murad’a yardım amacıyla asker göndermişlerdir. Osmanlı Beyliğini Anadolu’daki bütün Türkmen beylikleri, Haclı Ordusuna karşı desteklemişlerdir. Kosova zaferini gözleriyle gören I.Murad, muharebe meydanında şehit olur. Yerine oğlu Yıldırım Bayezit geçer. Yıldırım Bayezit, 25 Eylül 1396’daki Niğbolu Savaşı galibiyetinden sonra, Türkiye’nin siyasi birliğini hemen hemen sağlar. Fakat, 1402’de Ankara’da Timur ile yapılan savaş felakete sebep olur, sosyal ve siyasal sarsıntıya yol açar. Timur; Anadolu’daki  siyasi düzeni alt üst eder. Osmanlı Sultanlığı henüz siyasi birliğini kurmuş olmasına karşın bu yenilgi ve kaos; “Fetret Devri” (Yıldırım Bayezid'in oğulları arasındaki taht kavgaları nedeniyle 11 yıl süren kargaşa dönemidir.) açılmasına neden olur.(11)         
       Osmanlıların birliğini  sağlamak için kardeşlerine savaş açan Mehmet Çelebi; kardeşi İsa Çelebi’yi destekleyen son Saruhanoğulları Beyi Hızır Şah’ı Manisa’da hamamda yakalayarak öldürür. Ve H.813/M.1410’da Saruhanoğulları Beyliği’ne son verir. (12) 
KAYNAKLAR:
1.Prof.Dr.İbrahim Kafesoğlu: “Harezmşahlar Devleti Tarihi”, TTK.Yay.Ank.1992 s.253-283 Bkz. 2.Türkiye Tarihi Cilt:I Cem Yay.İst.1989 Bakınız.                                                             
3.M.Şerif Fırat: “Doğu İlleri ve Varto Tarihi” 3.Bas.Kardeş Mat.Ank.1970             
4.Pir Ahmet Dikme: “Haykırıp Duyuramadıklarım” Bir Alevî Dedesinin Düşünceleri, Ant Yay. İst.1995
5.İsmail Onarlı; “Şeyh Hasan Ocağı ve Aşireti”  Hâce Bektaş Veli Araştırma Dergisi Sayı:Kış12/99 ve Yaz 2000/14 GÜ.TK.ve HBVAM.yay.Ank.                                           
6.İsmail Onarlı. “Şah İsmail” Can Yay. 2000 İst. 
7. Hamza Baba’da tıpkı Celaleddin Harezmşah’nın oğlu Mehmed’in Dersim’e yerleşmesi gibi Manisa’ya gelerek tekkesini bugünkü yöreye kurmuştur. Bu iki Harezmi olayı benzerlik göstermektedir. Celaleddin Herezmşah’ın oğlu Mehmed muhtemelen Yassı Çimen Savaşı’nda bulunan Şeyh Hasan kuvvetlerine esir düşmüştür. O da bey olan Mehmed’e kızını vererek bir yöreyi ikta olarak vermiştir. Çünkü bu dönemde Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat ile Şeyh Hasan çok iyi ilişkiler içindedir. Yukarıda andığımız makalelerimize bakılabilir
8.Prof.Dr.Osman Turan: “Selçuklular Zamanında Türkiye” Turan Neş.İst.1971    
9.İbni Bibi: “Anadolu Selçuki Devleti Tarihi –I” Ank.1941 s.171
10. Ord.Prof.İ.Hakkı Uzunçarşılı: “Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu,Karakoyunlu Devletleri” 3.Bas.TTK.yay.1984 Ank. S.84-91 Bkz
11.Prof.Dr.Mustafa Akdağ: “Türkiye’nin İktisadi ve İçtimai Tarihi” Cilt:1 Tekin Yay.3.Bas.İst.1979 S.306-31
12. Ord.Prof.İ.H.Uzunçarşılı: Age.S.9
NOT: Bu yazı, rahmetli yazar Em.Astsubay İsmail Onarlı’nın yazısından kısaltılarak alınmıştır.
www.altinmiras.com kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
  
1473 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Saat
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.76586.7929
Euro7.34927.3787