Hava Durumu
Anlık
Yarın
31° 34° 16°
ÖZBEKİSTAN’DA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ VE BİR GÖKYÜZÜ ALTINDA BİRLİKTE YAŞAMAK-Süleyman MERDANOĞLU*

Bağımsız Özbekistan Cumhuriyeti kendi siyasetini belirlerken, dinin rolünü elbette dikkate almıştır. Dinin, Özbeklerin yaşam biçimine, milli değerlerine ve düşünce şekline kalıcı bir etkisi vardır.

 İslam Dinine iyimser bakmak, dış siyaset ve ayrıca Müslüman devletlerle ilişkilerin gelişmesinde önemi büyüktür.

Bağımsızlığın ilk yıllarında ülkede tüm vatandaşlar, gerçek anlamda inanç özgürlüğünü hissetmeye başlamıştı. Günümüzde Özbekistan’da çeşitli din temsilcileri hiçbir şekildeki engellenmeksizin kendi dini inançlarını devam ettirebilmeleri için tüm kolaylıklar sağlanmıştır.        

Bağımsız olduktan sonra Özbekistan’da yüzlerce kilise, sinagog, ibadet yerleri inşaa ve tamir edildi.Bu kapsamda Taşkent’teki Katolik Kilisesi, Semerkant’da ki, Ermeni Havari Kilisesi, Taşkent’teki Budist ibadet yeri yer almakta. İslam olmayan kurumların 120’den fazla temsilcisi her yıl İsrail, Yunanistan, Rusya gibi devletlerindeki dini yerlere ibadet etmeye gitmektedirler.

Özbekistan’ın Müslüman bir ülke olmasına rağmen; bugün ülke genelinde 16 ayrı dine ait 2.226 dini kuruluşun bulunduğu ve bunun 2051’inin (yüzde 92’si) İslam, 159’unun Hıristiyan, 8’inin Yahudi, 6’sının Bahai Toplumu, birinin Krişna ve birinin de Budizm dinine aittir. Hıristiyanlık başta olmak üzere diğer dinlerin de özgürce varlığını sürdürebilmesi için gerekli tüm koşulların sağlandığı bilinmektedir. Taşkent İslam Üniversitesi’nin yanı sıra 9 medrese ile Rus Ortodoks ve Protestanlık seminerlerinin dini konuda eğitim verdiği; dini özgürlüğün sağlanması, dinler arası hoşgörünün temin edilmesi ve korunması i çin devlet tarafından gerekli desteğin sağlandığı ve bu yöndeki çalışmaların sürdürüldüğü bilinmektedir.

Özbekistan’ın laik ve demokratik bir devlet olduğu, din ve devlet işlerinin ayrı ayrı yapıldığı ve buda Anayasa’da açıkça belirtilmiştir. 

Özbekistan Cumhuriyeti Anayasası, Özbek vatandaşlarının vicdan ve inanç özgürlüğü ile ilgili hakların garantörüdür. Anayasanın 31.Maddesinde ,” Herkesin vicdan özgürlüğü garanti edilir. Herhangi bir insan istediği dini inanca katılabilir. Ya da katılmayabilir. Dini düşüncelerin  zorla kabul ettirilmesine izin vermez.” Denilmekte.

Kanunun 2.maddesinde belirtildiği gibi, Özbekistan Cumhuriyetinde, din devle tten ve okul dinden ayrılmıştır. Din ile devlet birbirinden ayrılmasına rağmen, toplumdan ayrılmış değildir. Kanundan anlaşıldığı üzere, dini teşkilatlar sosyal hayata katılma yetkisine sahiptirler. Çünkü toplumun ruhsal yaşamıyla dini ilişkileri uygun hale getirilmelidir. Dini teşkilatlar siyasi partilerin faaliyetlerine ise katılamadığı gibi maddi destek de veremezler.              

14 Nisan 1991 tarihinde “Vicdan Özgürlüğü ve Dini Kurumlar Hakkında“ yasanın kabulünden sonra; bu yasanın günün mevcut koşulları esasında düzenlenmesi zorunluluğu gündeme geldiği için, 1 Mayıs 1998 tarihinde Yüksek Meclis tarafından söz konusu yasanın yeni düzenlemesi kabul edildi.

Devlet, insanların inançların a ne kadar saygılı davranıyorsa, insanlar da o kadar devletin yasa ve siyasetine saygılı olmalıdır. Bu konud a büyük Hoca Bahauddin Nakşibendi’nin “Allah gönülde, elin işte olsun.” Demiştir.

Eski Sovyet döneminde Cumhuriyette sadece 89 adet mescit ve iki medrese  bulunurken; bugün, Özbekistan’da 2000 civarında mescit (camii) mevcut olup, onların %90 da Cuma namazı kılınmaktadır.

Bunun dışında İslam dini ile iki merkez ve 11 adet okul faaliyet göstermektedir.

Cumhuriyet genelinde tüm Müslümanlar bir yere toplayan, onlara manevi liderlik ve hamilik  eden resmi dini ve bağımsız kurum olarak Özbekistan Müslümanlar Yönetimi kuruldu. 31 Temmuz 1943 tarihinde kurulan bu Yönetim, ilk dönemlerde Orta Asya ve Kazakistan Müslümanları Dini Yönetimi olarak adlandırılmıştır.

İmam El Buhari,  Et Termizi, Ahmet Yesevi, El Maturidi gibi pir-i kamillerimizi gelenekselleri yeniden oluşturmak, İslam Bilim alanında araştırma çalışmalarını devam ettirmek, Taşkent İslam Enstit üsü ve medreselerdeki öğrencilerin dersliklerle sağlanması amacıyla Özbekistan Müslümanlar Yönetimi tasarrufunda “Mavaraunnehir” yayınevi kendi çalışmalarını devam ettirmektedir. Bu yayınevinde son iki senede 130 binden fazla bilim ve öğrenim kitapları basıldı.  Yönetimin yayın organları: “İslam Nur” haftalık gazetesi ve “Hidayet” dini –sos yal dergisi mevcuttur.

Özbekistan Hükü meti Müslümanların istediklerini dikkate alarak; Müslüman Dünyasının en kutsal anıtlarından biri ” Halife Osman Mushaf”ı onlara geri verdi. 1868 yılında Mushaf Peterbursk’a götürüldü ve 1917 yılına kadar İmparatorun kü tüphanesinde bulundu. 1917 yılının sonunda Mushaf-ı Şerif Rusya Müslümanlarının Ufa şehrindeki karargahına getir ildi. Nihayet, 1924 yılında Hz. Osman (r.a.) Mus hafı Özbekistan’a getirilerek, Türkistan İslam Derneği nezdinde ki Camii de özel hazırlanmış odaya konuldu. 1989 yılında Hz. Osman Mushafı Orta Asya ve Kazakistan Müslümanları Dini İdaresine (Şu anda Mavaraunnehir MüslümanlarıDini İdaresi denilmektedir) teslim edilmiştir . Hz. Osman Mushafı bugün Taşkent şehrindeki Mavaraunnehir  Müslümanları Dini İdaresine bağlı Kütüphanede geyik derisine yazılı Hz.Osman (r.a.) Mushafı bulunmakta ve dışarıdan gelen ziyaretçiler tarafından z iyaret edilmektedir.

Ayrıca, birkaç tarihi eser bu dini kurumların tasarrufuna verilmiş. Din  adamları medya, radyo ve televizyon kanalları aracılığı ile kendi düşüncelerini özgür biçimde açıklayabilmektedir.

Kutsal Hac seferini yerine getirmek isteyenlerin sayısı yıldan yıla artmaktadır. Bağı msızlıktan önce yıllık Hac’a giden Müslümanların sayısı sadece 5-6 kişi civarında olup; bağımsız olduktan sonra, binlerce kişi Hac seferini yerine getirdi. Bunun dışı nda her yıl  o kadar da Özbek Müslüman Umre ibadetini yerine getirmek amacıyla Mekke ve Medine’ye gitmektedir.

Uluslararası Taşkent İslam Üniversitesinin açılması Özbekistan dini hayatı , dini eğitiminde  büyük gelişme oldu denilebilir. Üniversite bünyesinde İslam Bilimi Bilimsel Araştırma Merkezi, hem kaynak hazinesi, hem de akademi lise faaliyetini üstlenm iştir.

Söz konusu üniversitenin oluşturulması, bağımsızlığın sonucunda elde edilen büyük başarılardan biridir. Üniversite, halkın maneviyatının yükselmesine, tarihi bin yıllık İslam’ı mirası daha detaylı öğrenmek, din refahı ve kalkınmasını hizmet edebilecek, dini ve dünya-çağdaş bilimleri iyi bilen genç bilim adamları yetiştirmeye verilen önem ve yakın ilginin sembolü olarak çıkmaktadır.

Her insan kendi inanç ve dinine uymak, ayrıca dini gelenekleri yerine getirmek hakkına sahiptir. Günümüzde din, tüm yala n ve kötülük unsurlarından temizlenmesine, yüksek ahlaki temel ve m anevi özellikleri yeniden oluşturmasına yardımcı olmalıdır.

7 Nisan 1999 tarihin de Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı kararnamesiyle Bakanlar Kurulu bünyesinde Taşkent İslam Enstit üsü açıldı. Bu Enstitünün oluşturulmasından amaç, halkın kutsal inancı İslam dinine ait zengin manevi-kültür el mirası korumak, milletin, ülkede yetişen büyük bilim adamların düşünce ve eserlerini her yönüyle öğrenmek, çağdaş talepler düzeyinde tecrübeli uzman personellerin hazırlanmasını saptamak, atalardan kalan nadir kaynaklar ışığında araştırılan bilg ilerle halkın dini eğitim düzeyini yükseltmektir.

Bu konuda 11 Nisan 1991 tarihindeki “Ramazan”, 20 Haziran 1991 tarihindeki “Kurban Bayramının” ilk günleri tatil olarak ilan edilmesiyle ilgili Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı kararnamelerinin önemi büyüktür.         

Vatandaşların dine olan ilişkilerinden bağımsız, onların vicdan özgürlüğü hakkı, tüm dinler arası eşitliği sağlayan anayasal garanti, hem de vicdan özgürlüğü kanun gerektirdiğ i taahhütlerini yerine getirmek, ayrıca devlet organlarıyla dini merkez ve kurumların ilişkileri sağlamlaştırmak, yabancı ülkeler ile  ikili ilişkilerin uygun şekle dönüştürülmesine hizmet edecek devlet organı olarak 7 Mart 1992 tarihinde Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı kararnamesiyle Bakanlar kurulu bünyesinde Dini İşleri Sekreterliği oluşturuldu.

Özbekistan’da Büyük Atalar hatırlanarak onların türbelerinin bakımı ve ziyaret yerlerine dönüştürülmesi, ayrıca söz konusu büyük ataların yıldönümü kutlamaları geniş çapta kutlanması görkemli geleneksel milli törenlere dönüştürüldü.

Bu güne kadar İmam El Buhari, Et-Termizi, Zamahşari, El-Maturidi, Burhanettin Margioni, Gijduvani, Bahauddin Nakşibend’nin yıl dönümü kutlayan törenlerin düzenlenmesi bunun bir ispatıdır.

Ku’ran’ı iyi bilen kişi ve kutsal kitapta insanperver, barışsever ve diğer dinlere barışçıl yaklaşılmasının propaganda etmesini iyi bilir.

Özbekistan Cumhuriyeti Anayasası’na göre, devlet işlerinden bağımsız olarak; hür, çok uluslu ülkede İslam diniyle diğer din öğeleri özgür faaliyet göstermektedir.

Özbekistan’da barışın, huzurun ve dini hoşgörünün sağlanması için, dini maske edinerek kötü amaçlarına ulaşmak isteyen grup ve çevrelerin faaliyetinin önüne geçmeye yönelik tedbirler almakta ve almaya devam etmektedir.

Özbekistan, hiç şüphesiz ki; bulunduğu coğrafya nedeniyle, radikal dini ve diğer aşırı grupların etkilerinden korunması gerekmektedir. Zaman zamanda bunun sıkıntısını yaşamaktadır.

Devlet Gümrük Komitesi’nden yapılan açıklamada, 01 Ocak 2010 tarihinden bugüne kadar gümrük kapılarında yasa dışı yazılı, işitsel ve görsel dini materyallerin ülkeye sokulmasıyla ilgili 199 vakanın tespit edildiği ve toplam 4.637 adet yazılı, 774 adet işitsel ve görsel materyalin ele geçirildiği belirtilmiştir.

Özbekistan, İnanç Özgürlüğü konusunda ciddi eleştirilere de hedef olmaktadır. Bu da bilgi noksanlığından veya maksatlı çıkarılan haberlerden olduğu gözlenmiştir. Örneğin; Taşkent ve Orta Asya Piskoposluğu’ndan yapılan basın açıklamasında; Özbekistan’daki İnanç  Özgürlüğü ve Dini Kuruluşlar Hakkında Kanun’un misyonerlik faaliyetlerinin yürütülmesine izin vermediği, fakat kilise ve tapınaklar içerisinde Ortadokslar arasında dini aydınlatıcı eğitim çalışmalarının yürütülmesine izin verdiği, laik eğitim sistemine dini disipline hukuki yönden izin verilmediği için dini kuruluşların okul açma hakkına sahip olmadığı, kilise ve tapınak sınırları içerisinde düzenli olarak çocuklar ve büyükler için aydınlatıcı dini bilgilerin verildiği ve buna herhangi bir engelin bulunmadığı; yeni kuruluşların kayıt-izin işlemlerinde sıkıntıların yaşandığı yönündeki bilgilerin asılsız olduğunu belirtmektedir.

Olgun Nesil Yılı Devlet Programı kapsamında toplam sekiz trilyon  sumluk kaynak kullanıldığını açıklayan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov, çocuk ve gençlerin radikal dini akımlar, aşırılık ve terör gibi düşüncelerden korumak amacıyla eğitim sisteminde yeni yöntemlerin geliştirildiğini dile getirmiş, Bağımsızlık Günü gerçekleştirdiği ulusal seslenişinde, halkı dinler arası ve milletler arası hoşgörünün pekiştirilmesine davet etmesini takdirle karşıladığını belirtirken, insanların farklı görüşlere sahip olmasına rağmen barış ve huzur içinde yaşaması gerektiğini söylemiştir.

____________________________________________________

*Süleyman MERDANOĞLU  (merdanogluslm@gmail.com)

Özbekistan Uluslararası Altın Miras Vakfı Ankara Bölümü Başkanı  

NOT:  www.altinmiras.com  kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.

  
10490 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Saat
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.68495.7077
Euro6.28036.3054