Hava Durumu
ÖZBEKISTAN’DA GIDA PROGRAMININ HAYATA GEÇIRILMESINDE EN ÖNEMLI REZERVLERI HAKKINDA - Dr. Nejdet KAPLAN*

5-6 Haziran 2014 tarihlerinde Taşkent’te “Özbekistan’da Gıda Programının Hayata Geçirilmesinde en Önemli Rezervleri Hakkında” Uluslararası bir Konferans gerçekleştirilmiştir. 

Konferansa 40 ülkeden ve 20 uluslararası kuruluştan olmak üzere 200’den fazla yabancı misafir katılmıştır. Katılımcılar içerisinde; Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (GTÖ), Dünya Sağlık Örgütünün Avrupa Ofisi, Asya Kalkınma Bankası, AB, İslam İşbirliği Teşkilatı, İslam Kalkınma Bankası gibi çeşitli uluslararası örgütlerin ve kuruluşların yöneticileri de bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bakan Yardımcısı ve Avrupa ülkelerinin milletvekilleri, uzmanları ve bilim adamları da konferansa katılmışlardır.

Konferansın ana konusu “Özbekistan’da Gıda Programının Hayata Geçirilmesinde en Önemli Rezervleri” olmasına rağmen, burada tartışılan soru ve konular küresel niteliktedir ve gıda güvenliğinin sağlanmasında dünya kamuoyunun da gündeminde yer almaktadır.

İnsanlık için bu konuların önemini dikkate alarak BM GTÖ ve DSÖ diğer uluslararası örgütlerle ortaklaşa 19-21 Kasım 2014 tarihlerinde İtalya’nın başkenti Roma’da 22 yıldan bu yana ilk kez 2. Uluslararası Gıda Güvenliği Konferansı düzenlenecektir.

Konferansta Cumhurbaşkanı İslam KARİMOV konuşmasında gerek bölgenin gerekse tüm dünyanın gıda güvenliği sorunlarının çözümüne yönelik dünya kamuoyunun dikkatini çekmiştir.

Özbekistan Cumhurbaşkanı, halkın sağlıklı ve dengeli beslenmesini sağlamak, kanser, şeker hastalıkları ve diğer hastalıkları önleme çalışmalarının genişletilmesi için doğal vitamin deposu olan sebze ve meyve üretiminin arttırılmasının çok önemli olduğunu vurgulamıştır. Dünyada sebze ve meyve talebi gün geçtikçe artmaktadır, ancak bugünkü üretim araçları bu talebi karşılayamamaktadır. Bunu sürekli artan fiyatlar da göstermektedir. Günümüzde, birçok ülkede meyve ve sebze tüketim seviyesi DSÖ tarafından önerilen seviyelerden oldukça düşüktür. Dünya kamuoyunun önünde, sebze ve meyve üretiminin yeterli seviyeye çıkarılmasını sağlamak için en kısa sürede gerekli kaynakların ve imkanların temin edileceği belirtilmiştir. Ve insan sağlığı için gelecekte kilit öneme sahip olacak bu düşünce her devletin öncelikli çalışma alanlarını oluşturmalıdır.

Özbekistan Cumhuriyeti, bağımsızlık yılları boyunca üretim konularına büyük önem vermiştir ve gerek sosyal gerekse tarım alanlarında reformlar yaparak belirli sonuçlar elde etmiştir. Tarım alanında yabancı ortaklarla sıkı işbirliği ve yeni teknolojilerin kullanılması, Karimov’un konuşmasında sıraladığı ve Özbekistan’ın gurur kaynağı olan başarıları doğurmuştur.

Özbekistan, temel gıda mallarının sağlanmasında ve gıda güvenliği sorunlarının çözümünde etkileyici sonuçlar elde etmiştir.  Bunu kanıtlayan rakamlar ise şunlardır; 2000 yılına nazaran buğday üretimi 2 kat, patates ve diğer sebze üretimi 3 kat, üzüm üretimi 2 kat yükselmiştir. Ülke bugün ihtiyaç duyduğu temel gıda mallarının neredeyse tamamını kendisi üretmektedir.

22 yıllık bağımsızlık süresi boyunca ülkede tahıl üretimi yıllık 1 milyon tondan 7,8 milyon tona çıkmış ve ülkeyi buğday ihraç eden konuma yükseltmiştir. Günümüzde ülkede her yıl 16 milyon ton sebze ve meyve ürünü üretilmektedir. Kişi başı 300 kilogram sebze, 75 kilogram patates ve 44 kilogram üzüm üretilmektedir. Bu rakamlar optimum tüketim miktarlarından yaklaşık üç kat fazladır.

Biz, konferansın yabancı katılımcıları olarak kendi gözlerimizle sebze ve meyve ürünlerinin işlenip değerlendirilmesini yapan fabrikaları, atölyeleri ve Özbekistan’ın meyve ve sebze bahçelerini görme fırsatını bulduk. Bağımsızlık yılları boyunca tarımda yapılan reformların etkililiğine kanaat getirdik. Uluslararası uzmanlara göre Özbekistan’ın tek pamuk yetiştiriciliğinden vazgeçerek tarımın çeşitlendirilmesine kadar uygulandığı başarılı geçişi, mülkiyet ilişkilerinin reformu, çiftliklerin geliştirilmesi, ekim alanlarının yapısının değiştirilmesi, köylerin ve tarım sektörünün alt yapısının geliştirilmesi örnekleri bu alandaki sorunların çözümü için birçok ülkeye örnek teşkil etmektedir. Ben Türkiye temsilcisi olarak Özbekistan ile olan ilişkilerimizden dolayı çok memnunum. Türkiyeli uzmanlar Özbek meslektaşlarıyla birlikte Türkiye’de uygulanan yetiştiricilik teknolojilerini kullanarak Özbekistan’da elma bahçelerini oluşturmaktadırlar. 

Özbek tarım ıslah uzmanları tarafından sebze ve patatesin 170 çeşidi, bunun yanı sıra meyve ve üzümün 175 yeni çeşidi geliştirildi.

Özbekistan, eskiden beri domates, salatalık, soğan, sarımsak, şeftali, kayısı, erik, armut, kiraz, incir, nar, ayva, üzüm ve diğer organik ve temiz meyve sebze çeşitleriyle ün salmıştır. Ayrıca özel ve hoş bir koku ve tada sahip Özbek kavunu da çok ünlüdür.

Ülkede yapılan tarımsal üretim reformunun temelini köklü kurumsal düzenlemeler oluşturdu. Bu reformların özünde, Sovyet tipi tepeden planlama ve dağıtım sisteminden vazgeçilerek piyasa ilişkilerine geçiş olmuştur.

Son 9 yıl boyunca Özbekistan’ın GSYH’si her yıl en az %8 oranında büyümektedir, bu gelişme temposu dünyadaki çok az ülkede görülmektedir. Devlet borcu GSYH’nin %11’ni geçmemektedir. Özbekistan, sosyal gelişmeye ayrılan bütçe kaynaklarını her yıl ciddi oranda arttırmaktadır. Bütçe giderlerinin %34 eğitime, %15 sağlığa olmak üzere toplamda %60’ını sosyal alana yatırılmaktadır.

 Özbekistan’ın sosyo-ekonomik alanda başarılarını dikkate alarak BM GTÖ bu konferans çerçevesinde Taşkent’te temsilciliğinin açılması için anlaşma imzalamıştır.

------------------------------------------------------------------------------------------------------

Dr. Nejdet KAPLAN*- Bahçe Bitkileri Araştırmaları Daire Başkanı

TC Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü 

  
1214 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Saat
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.76586.7929
Euro7.34927.3787