Hava Durumu
ARAL GÖLÜ’NÜN BERABERİNDE GETİRDİĞİ ÇEVRE VE SU SORUNU -Süleyman MERDANOĞLU*

Batı Türkistan’da Özbekistan ile Kazakistan arasındaki Aral Gölü’nün, büyük kısmı Özbekistan’a dahildir.

Geçen yüzyıllarda su kaynaklarının hesapsız kullanımı sonucunda dünyanın en büyük su kaynağı yok olma tehdit ile karşı karşıya gelmiş. Bugüne kadar, hiç kimsenin gözü önünde büyük bir deniz gibi göl yok, olmamıştı.

Aral Gölü’nün kuruması, bölgeyi iklim değişikliğine sürüklemektedir. Gölün küçülmesiyle birlikte suyunun tuz oranı artması da ilerlemektedir. Bu tuzlanmadan dolayı birçok balık türlerinin nesli tükenmiştir. Her yıl Aral’ın beyazlaşan kısımlarında milyonlarca ton tuz ve tozun havaya karışarak, hava kirliğine ve büyük bölgelerin toprak temellerinin bozulmasına neden olmaktadır.

Özbekistan, Aral bölgesinde mevcut durumu iyileştirilmesi için yoğun çaba harcamaktadır. Hükümet’in su kaynakların verimli kullanımı, su depolama teknolojilerin geniş çaplı uygulamaya konulması, Aral bölgesinde ekosistemin desteklenmesi, bölge nüfusunun sosyal korunması, uluslararası işbirliğine teşvik edilmesi… Gibi. Orta Asya Devletleriyle işbirliğinde “Aral’ı Kurtarma Uluslararası Fonu”, “Devletler Arası Koordinasyon Su İşletme Komisyonu” ve diğer kuruluşlar çerçevesinde çeşitli program ve projeleri gerçekleştirilmekte, Dünya ve Asya Kalkınma Bankalarınca desteklemektedir. Özbekistan, bu gibi önde gelen uluslararası finans kuruluşların yaptığı girişimler, Orta Asya’da sosyo-ekonomik güvenliğin ve istikrarın güçlenmesine neden olacaktır.

Özbekistan Hükümeti tarafınca düzenlenen Aral sorunları ile ilgili ulusal ve uluslararası konferanslar ve benzeri toplantılar, Aral bölgesinde oluşmakta olan durumu kendi gözleriyle görme fırsatı vermektedir. Özbekistan, Aral Gölü’ndeki mevcut ekoloji durumu iyileştirilmesine yönelik projelerin hayata geçirilmesinde yabancı ortakların katılımını büyük memnuniyetle karşılamaktadır.

Günümüzde, Amuderya ve Sırderya gibi önemli nehirlerin ortalama yıllık su normunun %70’i aşmayan su ile sağlanan Orta Asya bölgesi oldukça kısıtlı su koşulu altındadır. Bölge nüfusunun %65 tarımsal alanında yaşadığı ve tarım ürünlerin verimliliğine bağlı olduğunu dikkate alınırsa, milyonlarca insanların hayata kalma olanağını ve içecek suyla özellikle ekin sulamaları için gerekli su hacminin sağlanmasını giderek zorlaştırmaktadır.

Özbekistan Tarım ve Sulama Bakanlığı’ndan geçtiğimiz yıllarda yapılan açıklamada; değeri yaklaşık 60 milyon dolar olan küçük boyutlu dört hidroelektrik santralinin faaliyetine başlayacağı ve Özbekistan’da Su Kaynakları Kullanıcıları Kurulunun oluşturulacağı açıklanmıştı.

Özbekistan’ın iklim değişimi ve Kyoto Protokolü çerçevesinde üzerine aldığı yükümlülüklerin yerine getirilmesi kapsamında; Aral Gölü sorunu, Aral Gölü havzasındaki ekolojik ve çevre sorunlarının giderilmesi, Orta Asya’daki su kaynaklarının verimli kullanılması konularına daha çok önem verilmesinin gerekliliği vurgulanmaktadır. Aral Gölü sorununun çözülmesine katkı sağlamak amacıyla; Taşkent’te Aral Gölü sorununun insan sağlığına zararları, bölgenin bitki ve hayvan dünyasına olumsuz etkileri ve sorunun çözüm yöntemlerinin değerlendirileceği bir uluslararası konferans düzenlenmiştir.

Uzmanlar Aral Gölü'nün bölgede oluşturduğu büyük ekolojik sorun ve buna bağlı olarak ortaya çıkan diğer olumsuzlukların nedenini Eski Sovyetler Birliği dönemine bağlıyor.

Dünya Bankası’nın 2008-2010 yılları arasında su işleri sisteminin geliştirilmesi, çevre, belediye hizmetleri kalitesinin yükseltilmesi ve sosyal amaçlı projelerin finansmanında kullanılmak üzere Özbekistan’a 300 milyon dolarlık kredi vermeyi planladığını açıklamıştı.          

Konumuna ve değerine göre su kaynakları; Aral Gölü etrafında yerleşen ülkelerin çıkarları doğrultusunda su kullanımında stratejik olarak büyük öneme sahiptir.

Bu bağlamda, 1960’da Aral denizi alanı %43 azalarak, 40.000 km2 alan kurumuştur. Ayrıca, söz konusu alanın büyük bir kısmı özellikle sülfat olmak üzere tuzlarla kaplanmıştır. Son zamanlar güçlenen kum ve toz rüzgârları sonucunda Tanrı Dağları (Tyanşan) buzulluklarına kadar uzanan bölgelere taşınarak, buz katmanların hızlı erimesine neden olmaktadır. Tuz rüzgârları sonucunda nüfusun büyük kısmı göz ve solum yolu hastalıklarla karşı karşıya gelmiştir. Tam anlamıyla Sirderya nehri güzergâhın da bulunan bölgelerde yaşayan ve 11 yaştan küçük çocukların % 80’i göz ve solum yolu hastalıklarla mücadele etmektedir.

İçme ve arıtma suyunun kronik şekilde yetersiz kalması, kurumuş bölgelerde oluşan tuz ve toz rüzgârları ve diğer ekoloji sorunlar Aral Gölü temelinde dayanarak, sosyal ve insani sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Aral Gölü’nün kuruması, bölge dışında da iklim değişiklerine etkili olmaktadır. Her sene Aral’ın beyazlaşmış kısmından bir milyon ton toz ve tuz kitleleri havaya karışarak, büyük alanların hava ve çevre kirliliğine neden olmaktadır.

Günümüzde,  Amuderya ve Sirderya nehirleri su kullanım ortalama norumları %70’i aşmamasına rağmen Orta Asya bölgesinde su yetersizlik döneminden geçiyor. Bu durum, ihtiyaç duyulan içme ve sulama için gerekli suyun sağlanması imkânsız hala geldi. Aynı zamanda bölge nüfusun % 65’i köy yerleşimde bulunmaktadır ve tarım verimliliği ile doğrudan ilgilidir.

Özbekistan Hükümeti’nce yürütülen, su kaynaklarının verimli kullanımı, su depolama teknolojilerin geniş çaplı hayata geçirilmesi, Aral ekosisteminin desteklenmesi, bölge nüfusunun sosyal korunmasını güçlendirilmesi, uluslar arası işbirliğine teşvik ve diğer konularda çalışmaları bunu kanıtıdır. Orta Asya ülkeleri ile işbirliğinde, Aral’ı Kurtarma Uluslar arası Vakfı, su ile ilgili uluslar arası koordinasyon komisyonu ve diğer örgütleri çerçevesinde çeşitli program ve projeler düzenlenmiştir.

Bununla beraber, Aral sorununun çözümü için bölge ülkelerin ortak çaba göstermesi ve geniş çaplı uluslar arası toplumunun işbirliğinin sağlanması gerekir.

Özbekistan tara fından Konferanslar da Aral sorunu ile bir daha uluslar arası toplumun dikkati çekilerek; bölgedeki ekoloji, sosyo-ekonomi durumu iyileştirilmesinde işbirliği yapmaya davet edilmekte, diğer taraftan “Hazar’ı Aral’a Birleştirme Projesi” üzerinde çalışılmaktadır. Bu projeye göre, Obi ırmağının suları Aral’a akıtılarak, Aral Gölü ile Hazar Denizi bir kanalla birleştirilmek istenmektedir.

Özbek tarafın amacı; Aral Gölü’nün kaderini ve Orta Asya devletleri için küresel iklim değişimi etkisi altında gittikçe azalan su kaynaklarının verimli ve akıllıca kullanılması gerektiğini hatırlatmaktır.

Aral Gölü’nün kurumasıyla orta çıkan olumsuz etkileri karşılaştırılırsa, sadece Özbekistan için değil Kazakistan için de geçerlidir. Yakın gelecekte, bölgede yeni bir ekoloji kriz alanın oluşumu gerçekleşebilir.

_________________________________________________________________

*Süleyman MERDANOĞLU (altinnmiras-w@tr.net)

Özbekistan Uluslararası Altın Miras Vakfı  Ankara Bölümü Başkanı

NOT: www.altinmiras.com  kaynak gösterilerek bu makaleden alıntı yapılabilir.

  
6891 kez okundu

Yorumlar

Aral bizim cocuklara mirasımız     27/04/2013 00:49

Aral kurtulacak evet bu mümkün orta Asya çöl olmayacak ili irtiş ve tablo işimden nehirlerden getireceğimiz sularla kurtaracağız bu nehirler kuzey buz denizine akmayacak
Misafir -

Saat
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414