Hava Durumu
Anlık
Yarın
31° 34° 16°
BUHARA

İpek Yolu’ndaki çöl bilgesi Bir Özbek atasözü “Kainatta iki yol vardır, biri Samanyolu diğeri de İpek Yolu’dur” der. Bugün kervanlardan eser yok, ama rotadaki tüm eserler Özbekistan’da dimdik ayakta. Marko Polo’yu bile etkilemiş Semerkant’ta görkemli anıtlar sizi bekliyor, Buhara’ya vardığınızda ise adeta çarpılıyorsunuz.

Buhara zamanın mola verdiği şehirlerden, adı Sanskritçe’de “Budistlerin tapınma yeri”, Farsça’da ise “gurur” anlamına geliyor. 1997’de kuruluşunun 2500’üncü yıldönümü kutlanmış. Cumhurbaşkanı rezidansı Ak Ev şehrin girişinde, onun biraz ilerisinde inancı kalbine nakşettiği için Bahattin Nakşibendi adını alan Nakşibendi şeyhinin türbesi bulunuyor. Şehri 1220’de Moğollar istila etmiş. 14’üncü yüzyılda Timuriler döneminde cami ve medreseler yapılmış. Buhara emirleri Ruslar öncesindeki son yöneticiler olmuş. Geçmişte büyük bir nüfusa sahip Buhara Yahudileri’nin sayısı SSCB’nin dağılmasıyla beraber 1990’larda çok azalmış, şu anda birkaç yüz kişilik bir cemaat var ama mahalleleri ve sinagogları hâlâ duruyor. Kızılkum Çölü’nün ortasındaki vaha olarak geçen şehirdeki kışlık resmi ikametgah olan Ark Kalesi, Yazlık Saray, İsmail Samani Türbesi Buhara’da görülmesi gereken yerler arasında. Kalenin karşısındaki Bolo (Yüksek) Havuz Camii gerçekten muhteşem bir yapı. 47 metre yüksekliğindeki Kalon (Büyük) Minaresi ve civarı şehrin en etkileyici kısmı. Minareyi Özbekistan’ın Mimar Sinan’ı sayılan Usta Bako yapmış.

MİNAREYİ ÇÖLDE  FENER GİBİ KULLANDILAR

Bilim adamı İbn-i Sina ve şair Firdevsi’nin de etkilendiği şehre gelen kervanlar yollarını kolay bulsunlar diye minarenin tepesinde geceleri ateş yakılmış. Özbekistan’ı yakıp yıkan Cengiz Han bile kuleyi yıkamamış. 288 kubbeli Kalon Camii’ni Ruslar gübre deposu olarak kullanmışlar. Cuma ve bayram namazları için özellikle bu 10 bin kişilik cami tercih ediliyor. Buradaki meydanda 1536 yılından kalma Mir Arap Medresesi de bulunuyor. Bu medrese Sovyet döneminde kapatılmayan nadir medreselerden biri olmuş. Geçmişte Buhara’da yüz medrese ve burada eğitim gören 10 bin öğrenci varmış. Kalon Minaresi’nin hemen yakınlarında da ilginç bir Kuyumcu Pazarı (Taqi Zargaron) var. Şehirdeki en güzel yapılardan biri Char Minar yani Dört Minare. Medresesi yok olmuş ama dört minareli küçük cami hâlâ duruyor. 1891’de inşa edilen Feyzullah Hocayev evi ise Buhara’nın ara sokaklarına gizlenmiş bir mücevher. İçinde dolaşırken kendinizi Birgi’deki Çakır Ağa Konağı’nda gibi hissediyorsunuz. Şehirde İstanbul Magazini (Mağazası) olarak geçen büyük bir çarşı var.

RÜZGARLA SERİNLİYORLAR

Buhara’da çarşıları dört yol ağzına yapmışlar. İç içe iki kubbeden oluşan yapı tarzı sıcağı geçirmemiş, dört kapı ise rüzgarı çarşılara taşımış. Kapalı ve serin meydanlar yaratmışlar. Buhara’ya da “bin kubbeli şehir” denmiş.

Eskiden Buhara’da 200 civarında havuz varmış. Veba dolayısıyla ortalama ömür 32’ye düşünce Ruslar tüm havuzları kapatmış. Bunlardan şehir merkezindeki Lyabi Havuz halen duruyor.

BERGEN

Güzelliğini Floyen Tepesi’nden seyredin

Bergen bir yarımadada, yedi tepe ve yedi fiyord üzerine kurulmuş. Dar sokakları, küçücük ahşap evleriyle hayallar aleminden bir kare gibi. 320 metre yükseklikteki Floyen Tepesi şehrin en güzel manzaralarından birine sahip. Limandaki finikülerle çıkabilir, yürüyerek ve keyifli sokaklardan geçerek merkeze dönebilirsiniz. Gözünüz daha yükseklerdeyse Ulriksbanen Teleferiği sizi 642 metre yüksekliğindeki Ulriken Tepesi’ne çıkartabilir, oradan da panaromik manzarayı seyredebilirsiniz.

FLAM TRENİNİN İLK İSTASYONU

Bergen keşfetmesi çok kolay bir şehir. Gemilerin yanaştığı limanda sabah kurulan Çiçek ve Balık Pazarı ile bir metropole yetecek kadar mağaza neredeyse yan yana. İki adım attığınızda kendinizi UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Hansa Birliği’nin ahşap evlerinde buluyorsunuz. Alman tüccarların şehrin ekonomisine hakim oldukları dönemde Bryggen bölgesinde yaptırdıkları bu binalar, 18’inci yüzyıla kadar, özellikle balık ticaretinin merkezi olmuş. İyi bir restoran olarak Bolgen og Moi’yi tavsiye ederim. Şehrin en gözde mekanlarından, yemeği lezzetli.

Bergen yakınlarında dünyaca ünlü Flam Treni’nin başlangıç noktası olan Myrdal var. 1944’de açılan hat 866 metrelik rakımdan deniz seviyesine inerken, 20 tünelden geçip 20 kilometre yol kat ediyor. Tren 93 metreden suların döküldüğü Kjos Çağlayanı’nın önünde de duruyor.

www.hurriyet.com.tr

  
2139 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Saat
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.68495.7077
Euro6.28036.3054