Hava Durumu
RUSYA'NIN BÜYÜK TÜRKLERİ:BALKAR ŞİİRİNİN BABASI, KAZIM MEÇİYEV

O demirci ve şair, köylü ve geleceğin habercisi, bilge ve hikaye anlatıcı idi. Kuzey Kafkasya’nın Kabarda-Balkar Cumhuriyeti’nde en yüksek dağlık kesimlerde yaşayan Türk halklarından biri olan balkarlar onu, Kazım Meçiyev’i Balkariya’nın ruhu, ulusun vicdanı ve otoritesi olarak adlandırırlar.

Derler ki Balkariya’nın doğası Kuzey Kafkasya’nın en yüksek zirveleri, derin vadileri ve alp çayırları ile tanrısaldır. 152 yıl önce, 1852 yılında burada büyük bir şairlik yeteneği vergisi ile bu insanın ortaya çıkması aslında hiç de şaşırtıcı değildir.

 «Kazım’ın şiirinde, halk şarkıları ve şiirlerinde olduğu gibi tüm dürüstlüğü ve açıklığı ile balkar halkının karakteri, kahkahası ve yaraları, kahramanlığı ve gönüldenliği anlatılır, burada düğün danslarının gürültüsü, kara şaller içinde cenaze törenlerinde ağlayan kadınların hıçkırıkları vardır. Şiiri Dünya’ya geldiği vadi gibi manzaralıdır. Burada dağlardan gelen derenin kenarında yetişen akasya ile yumuşak diyaloğu, ölüm ve hayatın anlamı üzerine ciddi düşünceleri görürüz».

Meçiyev’in şiiri hakkındaki Bu sözler hemşerisi, arkadaşı, sanatsal anlamda torunu şair Kaysın Kuliyev tarafından söylenmiştir: «Kaysın Kuliyev’in eşi Elizat bakın neler anlatıyor: «Meçiyev’i onun keşfettiğini söyleyebiliriz. O onu ilk keşfeden kişidir. Meçiyev o zamanlar din adamı idi. O zamanlarda, Sovyetler Birliği zamanında bu tür insanlar hakkında konuşulmazdı. Kaysın yapılması mümkün olmayan bir zamanda onun hakkında yazmıştır, kelime kelime çeviri yapmış, şiir alanında en iyi çevirileri yapan bir Rus tercümana vermiş ve 60-lı yılların başında Meçiyev’in ayrı bir cildini yayınlamıştır. Bu bilgenin tanınması için çok çaba harcamıştır»

Kazım gerçekten de çok iyi bir din eğitimi almıştı. Hepsi de hemşerilerinin altın elli dedikleri babası Bekki’nin sayesinde olmuştur. Bekki ünlü bir demirci ustası idi, başka zanaatları da bilirdi. Tüm üç oğluna bunları öğretmeyi, beş kızını ise layıkı ile evlendirmeyi hayal ederdi. Bekki özellikle Kazım’ın kaderine kafa yormaktaydı: «Kabarda-Balkariya Yazarlar Birliği Başkanı Abdullah Begiyev bakın neler anlatıyor: «Çocukluktan itibaren Arapça öğrenmeye başlamıştı. Kur’an’ı ezbere bilirdi. Sonra Dağıstan’da eğitimine devam etti. O da tıpkı Bayron gibi çocukluktan itibaren tek ayağı üzerinde topallardı. Bu nedenle de babası hiç olmazsa köye molla olması için çabalardı. Çok iyi Arapça bilirdi, Arabistan ve Türkiye’ye gitmişti. Ahmed Yasavi’nin eserlerini bilirdi. 1996 yılında Türkiye’deydim ve Yasavi Fonu’nda çalışıyordum. Amacım eski Türk edebiyatı ile tanışmak, köklerimizi ortaya çıkarmak idi. Ardından Yasavi’nin şiirlerini çevirmem gerekti ve birden Kazım’ın kimlerden eğitim aldığını anladım. Yasavi’nin şiirlerini ulusal gazetede yayınladığım zaman, bana anlatıklarına göre yaşlı bir kadın okuyunca göz yaşlarını tutamamış. Demiş ki daha küçük bir kız çocuğu iken bu şiirleri Kazım ona okurmuş. Anlaşıldığı kadarıyla bazılarını çevirmiş, bazıları olduğu gibi bırakmış. Türkçe ve Balkar Dili birbirlerine yakındır, bu nedenle de orijinalinde bile insanlar anlayabilmektelermiş»

Kazım Meçiyev’in öğretmenleri arasında 12. yy mutasafıfı Ahmad Yasavi, Kazım’ın şeriatın esaslarını, peygamberlerin hayatını, islam tarihini, coğrafya, astronomi, Arap şiirini, doğu şiir düzenini öğrendiği Dağıstan medresedindeki müderrisler, dinin derinliğini anladığı ve Al-Biruni’nin filosiofik eserlerini, Navoi (Nevai) ve Fuzuli’nin eserlerini tartıştığı yerel alimler sayılabilir.

Meçiyev’in ilk şiirleri olan ‘İman-İslam’ ve ‘Peygamberler’ şairin dini filolsofi ve ahlak dünyasındaki düşünce arayışlarını, insanın Dünya’daki varoluş nedeni üzerine düşünceleri yansıtır. 1903 ve 1910 yıllarında iki kere hacca gitmiştir. İslamın şartlarından birini yerine getirirken ne imandan ne de peygamberlerden bahsetmektedir:  «Bilseydim nerede anavatan için saadeti bulacağım, ayaklarımı at yapar dört nala ona giderdim». Şair bu satırları 1910’da Kutsal Mekke’de yazmıştır: «Abdullah Begiyev bakın ne diyor: «Mirası yaklaşık 10 bin şiir satırından ibarettir. Bu çok büyük bir mirastır. Dini, çok insani, bilgelik dolu şiirler yamıştır. Bu şiirleri çocuklukta bilseydim nasıl da iyi bir insan olabilirdim derim kendi kendime. Bunları incelemek lazım. Bu şiirler insan olmayı öğretirler. Müslüman olmasına rağmen insanları hristiyan ya da müslüman diye ayırt etmemeye çağırırdı. Derdi ki «İnanç bir, gök bir ve insanlığın evi tekdir. Hepimiz inanç kardeşleriyiz». Şairdir, çok derin bir filosoftur. Din hakkında tek satır yazmadan ülkede ünlü olmuştur. Dini şiileri sonradan bulunmuştur ve ancak 1996 yılında yayınlanmıştır»

Meçiyev tarafından bırakılmış 10 bin şiir satırına 1891'de yazılmış olan lirik 'Tahir ve Zuhra' hikayesi de dahildir. Şair burada seçme hakkına, sevdalılar arasındaki ilişkilerin uyumuna kastetmenin mümkün olmadığını göstermektedir.

Uzak ülkelerde gördüklerini yazmış ve üzüntü içinde izlenimlerini anlatmaktadır: «Çok çılgın sularda gezdim, Türklere misafir oldum, Araplara gittim. Fakir her yerde fakir gibi yaşıyor ve kuvvetli olan zayıf olana eziyet ediyor".

Halkı hakkında ve dürüstlük, hedefe yöneliş, yalanı reddetme, çalışkanlık ve satışa gelmemek gibi ahlaki erdemleri hakkında yazmıştır: «Çalışkanın ruhu aydınlıktır, çalışmayan ise fakirdir».

Donan serçe (‘Serçe’ şiiri) ezilen halkı hatırlatarak yarasını deşer. Güceniklik ve acıdan zayıf düşmüş eşeği kalpten anlar (‘Ruhu yaralı eşek’ şiiri). Şair hayatın acı ve üzüntülerin de olduğu zor bir patika olduğunu anlamaktadır: bu patikadan kimlerin ayakları geçmedi ki?

Meçiyev 1917 Bolşevik Dervimi’ni kabullenir ve sosyalizm ideallerini yüceltir. 20. yy’ın diğer şairlerinde de görülen slongancılık, şematiklik onun da eserlerine yansımıştır, o dönemde yazdığı şiirleri halkın parlak geleceği hakkında iyimserlikle örülüdür. Bu şiirler 1939 yılında çıkan ‘Sözüm’ adlı külliyatta yeralmıştır. Yine aynı yılın kasım ayında 80 yaşında olan şaire saygın ‘Kabarda-Balkariya Kıdemli Sanat Adamı’ ünvanı verilir.

Kazım Meçiyev’in Rusça bir sonraki şiir külliyatı ancak onlarca yıl sonra Kaysın Kuliyev’in çabaları ile 1962’de yayınlanır. Kazım o zaman artık hayatta değildir, Dünya’daki yolunu 1945 yılı mart ayında doğduğu dağlardan uzakta, Kazakistan’da tamamlamıştır. Balkar halkı Stalin’in emri ile buraya göç ettirilmişti.

Meçiyev sürgünde iken balkarları birlik olmaya ve dayanmaya çağırıyordu. Hayatın getirdiğine homurdanmamak, Tanrı’nın buyruğuna uymak lazımdı. Bilge ve düşünür: «Güç birliktedir. Birlikte ise hayat» derdi. Kazım halkın maneviyatını desteklemeyi, adaletin yerini bulacağına olan inancı pekiştirmeyi kutsal yükümlülüğü, hayatının amacı olarak kabul ederdi: «Abdullah Begiyev’i dinliyoruz: «Uzun zaman Sovyetler döneminde basılmamış olan eserlerini topladım. Onu sisteme uygun hale getirmişlerdi, bir çok şiiri çarpıtılmış, değiştirilmiş şekilde basılmıştır. O ise dini bütün bir insandı, hacca iki kere gitmişti, tüm bunlar hakkında susulmaktaydı. Tüm bunları yeniden ortaya koymamız gerekti. Şiirlerini ezbere bilenlerin ağzından tekrar kaleme aldık. Bana defterini ve el yazmalarını verdiler. Sonra kontrol yaptık. Bir kadın vardı, Kabarda’lı, çok ilginç el yazmalarını muhafaza etmiş, onları bana verdi. Onun çok büyük bir kütüphanesi vardı. Bazı kitapları muhafaza edilmiştir, bu kitapları muhafaza eden insanlar vardır, ancak kitaplarından ayrılmak istemiyorlar»

Diğer yandan son yıllarda Kazım Meçiyev’in eserleri yayınlanmaya başlamıştır. 2009 yılında, 150. doğum günü şerefine Kabarda-Balkariya’da 570 sayfalık uzun şiirler ve lirik eserler adlı harika bir kitap yayınlandı. 2009 yılında Rusça seçmeler yayınlandı.

Sovyetler dönemi ve sonrasında yapılmış olan baskılar bugün Kabarda-Balkariya’nın başkenti Nalçik’te bulunan kütüphanede muhafaza edilmektedir. 1992 yılında kurulan kütüphane Kazım Meçiyev’in adını taşımaktadır: «Kütüphane müdürü Maya Balkizova bakın neler anlatıyor: «150. yıldönümü için yıl boyunca okuma yarışmaları, şairler geceleri düzenledik, tüm cumhuriyetten çocukları topladık. Fotğraflara süslü onun anısında sürekli bir standımız var. Her yıl onunla ilgili tarihlerde değişik formatlarda etkinlikler düzenliyoruz. Sovyetler dönemi ve sonrasında yayınlanmış tüm kitaplarına sahibiz. Eserleri ilkokul programında edebiyat derslerine dahil edilmiştir»

Okul öğrencileri arasında düzenlenen Kazım Meçiyev şiirleri okuma yarışması ulusal önemde bir bayrama dönüşmüştür. Maya anlatısına devam ediyor: «Hiç beklemediğimiz bir şeydi. Kimseye zor koşmamıştık. O bir balkar şairidir, ancak Kabarda köylerinden de çocuklar yarışmak için gelmişlerdi. Kendi başlarına ya da ebeveynleri ile gelip yarışmaya katılmaları karşısında şaşırıp kalmıştık. Okuma içinde şairlerin, eğitim departmanından temsilcilerin bulunduğu bir jüri tarafından değerlendiriliyordu. Meçiyev’in şiirleri zordur, çok sayıda semboller vardır. Ama boşuna Kazım’ın dili ‘az bulunur kan grubundandır’ dememişlerdir. Ancak çocukların kolay algılayabildikleri şiirleri vardır. Çocuklar hem Rusça hem de Balkar dilinde çok güzel okuyorlar»

Bugün Kazım Meçiyev’in Kabarda-Balkariya’da doğduğu ev eski haline getirilmiştir. Çalıştığı demirhane yine eski haline getirilmiştir. Şairin bir kaç heykeli dikilmiştir. Ama en önemlisi şairin naaşı Kazakistan’dan getirilmiş ve yeniden toprağa verilmiştir: «Abdullah Begiyev’i dinliyoruz: «Onunla aynı vagonda sürgüne gönderilen tüm insanları dolaştık. Aksakallardan yardım istedik, onları oraya götürdük ve mezarını göstermelerini istedik. Sonradan tıbbi ekspertiz yapıldı, çünki doğuştan bir ayağı ötekinden kısa idi, bu şekilde mezarın ona ait olup olmadığını hemen anlamak mümkün olacaktı»

Kazım Meçiyev’in ‘Boz kaya’ adlı bir şiiri vardır. 1910 yılında hac zamanında yazılmıştır.

"Boz kaya yerinden yuvarlandı, gürültüyle kara uçuruma düştü. Ebediyen karanlıkta yatacak. Hiç bir zaman özü kayaya geri dönemeyecek. Aman Allah’ım! Sana gün ağarırken, gün kararırken yalvarıyorum: istersen beni boz kayaya çevir, ama doğduğum ocağa geri götür".

Şairin duaları duyuldu, ancak neredeyse 90 yıl sonra. 1999 yılında şair doğduğu topraklara verildi.

KAYNAK:http://turkish.ruvr.ru/news/

  
1885 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Saat
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414