Hava Durumu
Anlık
Yarın
31° 34° 16°
RUSYA'NIN BÜYÜK TÜRKLERİ:İSMAİL GASPRİNSKİY – CEDİDİZM HAREKETİNİN KURUCUSU-1

«Sözlerde, düşüncelerde ve işlerde birlik!» - 19. yy sonu 20. yy başında yaşamış olan aydın, pedagog, filosof ve halk adamı İsmail Gasprinskiy’in hayat felsefesi işte böyle formüle edilmektedir.

Gasprinskiy 8 mart 1851 yılında Bahçesaray yakınlarında Kırım’a bağlı Avcika köyünde, yine Kırım’a bağlı Gaspra şehrinden Rus ordusundan emekli Mustafa Efendi Gaspralı’nın ailesinde Dünya’ya gelmiştir. Rusça Gasprinskiy soyadı da işte burada gelmedir. 

Günümüzde İsmail Gasprinskiy, ‘Türk halkının dedesi’ diye anılır. Gasprinskiy Türklerin kültürel birliği ideolojisinin oluşmasında önemli bir rol oynamıştır. Onu aynı zamanda Müslüman eğitim sistemi de dahil müslümanların toplumsal hayatlarını yenilemesine yönelik toplumsal bir hareket olan Cedidizm’in de babası olarak adlandırırlar. Gasprinskiy’in kaleminden çok sayıda eğitim kitabı çıkmıştır. Pedagoji yönetiminin esasını ana derslerde eğitim, tabii ki bunların başında Arapça ve Türkçe yazma ve okuma oluşturur: «Rusya Bilimler Akademisi Doğu Bilimleri Enstitüsünde bilim çalışmaları baş uzmanı ve filosofi bilimleri doktoru Dmitriy Mikulskiy, Arapça yeni yöntem, al usul al cadid şeklinde dile getirilir diye hatırlatıyor. Bu ifade o zamanki Rusya’da yaşayan bir çok müslüman halk tarafından hiç değiştirilmeden kullanılırdı. Bu nedenle de Gasprinskiy’in öğretisi, ayrıca müslümanlar için aynı şekilde eğitim sisteminin reforme edilmesine yönelik diğer müslüman aydınların çalışmaları, bu çalışmalar ile ilgili düşünceleri cedidizm yani yenilenme adını almıştır.»

İsmail beyin kendisi ise ilk eğitimini Bahçesaray’da bulunan Zincirli medresesinde almıştır. Ardından lise, askeri lise ve Moskova’daki askeri okul gelir. Ancak askerlik kariyeri genç adamın pek ilgisini çekmemekteydi. Ardından eve geri döner, özel bir testten geçerek Rus Dili öğretmeni ünvanını alır, şehirdeki ilkokullarda öğretmenlik yapmaya başlar. Eğitim gördüğü medrese olan Zincirli’de pedagoji faaliyeti yürütmeye başlar. Anlaşılan o ki yaptığı çalışmalar başarılı bir şekilde sürüyordu, çünki hemen bir yıl sonra Gasprinskiy’e özverili çalışmasından dolayı teşekkür beratı verilmiştir.

Hayat yolu artık belirlenmiş gibiydi, ancak İsmail uzak ülkeleri hayal eder, kendini büyük ve önemli olayların içinde görürdü. 20 yaşındayken Paris’e gelir, Sorbonne’da derslere girer, Hachette yayınevinde tercümanlık yapar: «Kırım, Bahçesaray bölge araştırmacısı Maya Sakalova, Gasprinskiy Paris’teyken İvan Turgenyev ile tanışır, yanında sekreter olarak çalışır diye anlatıyor. Bana kalırsa büyük Rus yazarının yanındaki bu işi meyvelerini vermiştir, Gasprinskiy Türk Tatar Dünyası’nın en büyük eğitmenlerinden biri haline gelmiştir. Gasprinskiy, Paris’te Turgenyev’in yanındayken bir çok Fransız aydını ile tanışır. 1893’te Turgenyev’in ölümünden sonra Gasprinskiy gazetesi Tarceman’da bir nekrolog yayımlar.»

Gasprinskiy, 1874 yılında Cezayir, Tunus, Mısır, Yunanistan üzerinden İstanbul’a gelir. Dedesi Süleyman’ın yanında kalır. İstanbul’da Türkçesini geliştirir, Türk halkının kültürünü, halk eğitim sistemini inceler. Ayrıca makaleler yazar.: «Dmitriy Mikulskiy, İsmail bey önce yayıncı olarak karşımıza çıkar diyor ve devam ediyor: Yayınladığı makaleleri islam eğitiminin reformasyonu, müslümanların inancını ve kendine has dini-kültürel karaterini muhafaza etmek suretiyle Avrupa uygarlığından faydalanması sorununa adanmıştı. O dönemde Kırım gazetesi Tavrida’da yazmaya başlar. 1881 yılında program diyebileceğimiz Rus müslümanlığı, müslümanın düşünceleri, fikirleri ve notları adlı makaleleri bir broşür halinde basılır. Gasprinskiy bu yayınında ve kısa bir süre sonra yayınlanacak olan ‘Rus-Doğu anlaşması’ adlı broşüründe müslümanların Rusya İmparatorluğu’na girmelerini selamlamaktadır. Bu gelişmeyi Allah’ın özel bir lütfu olarak kabul etmekteydi. Ona göre müslüman halklar imparatorluğa bağlanmasından sonra gelişmeye başlamışlardı. İsmail bey, Rusya çatısı altında değişik müslüman halkların beraber yaşamasını ki bunların büyük çoğunluğu Türk kökenli halklar oluşturuyordu, birliğin temeli ve birleşik bir müslüman toplumunun oluşmasının esası olarak görmekteydi.»

Rus müslümanlığı adlı eseri bugün 130 yaşındadır, ancak burada yeralan düşünceler, Rus müslümanlarının başı şeyh Ravil Gaynutdin’e göre günümüzün çok halklı ve dinli Rusya’sı için de aktüalitesini korumaktadır: «Rusya Müftüler Meclisi başkanı şeyh Ravil Gaynutdin bu eserin önemi Gasprinskiy’in müslüman ümmetinin birliğine adanmış olan mirasını içermesindedir diyor. Rusya ümmetinin halklarımızın etnik ve bölgesel özellikleri muhafaza edilecek şekilde birliğinin sağlanması düşüncesine bağlıyız. Gasprinskiy’in sözünü ettiği amaçlara ancak böyle bir birlik içinde varılabilir: Bakın Gasprinskiy ne demişti: ‘Bana kalırsa, gelecekte, belki de yakın bir gelecekte Rusya en önemli müslüman devletlerden biri haline gelecektir, bence bu özelliği büyük bir hristiyan devlet olma özelliğini hiç bir şekilde azaltmayacaktır.’ Rusya Müftüleri Meclisi’nin tüm faaliyeti Rusya’nın büyük bir ortodoks devlet olarak kalarak aynı zamanda bir müslüman dünyası olan bir devlet olmasına yöneliktir. Bu hususu, devletimizin yürüttüğü politikanın müslüman dünyası ile koordine edilmesi gerekir diyen Rus iktidar makamları da anlıyorlar. Bugün Rusya’nın İslam İşbirliği Teşkilatı’nın gözlemcisi olması bir rastlantı değildir. Bu statüye çok daha fazla müslüman nüfusa sahip olan ne Hindistan ne de Çin sahiptir.»

Gasprinkiy Rus ümmetinin birliğine ulaşmanın aracı olarak Rusya İmparatorluğu müslümanları için tüm Türk halkları tarafından anlaşılabilen tek bir Türk dilini kabul etmekteydi. Oluşturduğu teoriye göre bu dilde eğitim yeni bir yönteme, yani al usul al cedid’e uygun olarak yapılmalıdır: «Dmitriy Mikulskiy, orta çağda ülke dışında oluşturulmuş olan Rusya ve Rusya dışındaki müslüman ülkelerin çoğunda kullanılan heceleme ile yazı ve okuma metodu fazla etkili değildi diyor. O dönemde çok hızlı bir şekilde değişmeye başlayan ortama da cevap veremiyordu. Ayrı harflerin önce hecelere, hecelerin de kelimelere dönüştürüldüğü heceleme sistemi cedidiler tarafından ses yöntemine çevrilmiştir. Yani alfabedeki her harfe belli bir ses denk gelmeye başlamıştı.»

İsmail Gasprinskiy 1884 yılında Kırım’da ilk cedidi eğitim kurumunu açar. Buradaki eğitim iki yıl süreliydi. Mektebe 7 yaşına gelmiş çocuklar alınırdı. Bu okuldaki eğitime yine kendi yazdığı Hoca-i Sübyan, yani küçüklerin hocası adlı ders kitabını kullanarak başlamıştır. Cedidizmin Kırım ve Rusya’daki yayılması işte bu olaydan sonra başlamıştır. Yerine gelmişken belirtelim, Gasprinskiy’in ders kitabı çok sayıda ülkede de talep edilir olmuştur. Hatta yazar 1911 yışında Hindistan’a bir seyahat yapar, çünki Hoca-i Sübyan ders kitabı Bombay’da basılmıştır. Gasprinskiy burada okul açılışına katılır ve ilk örnek dersleri verir.

Bahçesaray’da ise ilk cedidi okulunun açılışından bir yıl sonra bu tipte yedi yeni okul daha açılır. Burada kullanılan eğitim metodu Türk-Tatar dünyasından, Pavoljye ve Ural’da hızlı bir şekilde yayılır. Sadece Pavoljye bölgesinde 1913 yılın gelindiğinde 700’e yakın yeni metod okulu tescil edilmişti!

Ancak yine de bilim insanlarının görüşüne göre Gasprinskiy’i Gasprinskiy yapan  okulları değil Tarceman, yani Tercüman gazetesidir. Bu gazete en sevdiği uğraşısı idi. Benzeri genel olarak Türklere yönelik bir gazete çıkarmayı uzun zamandır hayal etmekteydi. Ancak gazetenin ilk sayısını 1883 nisanında yayımlayabilmiştir. Bu nüshanın basımı için Gasprinskiy’in eşi Zuhra Akçurina’nın ziynet eşyaları, hayırsever petrocüler ve tüccarların para yardımları kullanılmıştır. Bu gazete Kırım tatarcasında kısmen de Rusça olarak basılmaktaydı. İlk başlarda haftalık bir yayın idi, ardından haftada üç kere çıkmaya başladı ve nihayet günlük olarak çıkar oldu. Gazetenin Rus ümmeti üzerindeki etkisini Ural’da bulunan Orenburg şehrinde yaşanan bir olay çok güzel anlatır. Bu şehir Tarceman’ın basıldığı Bahçesaray’dan bin kilometre ötede bulunmaktadır: «Orenburg devlet üniversitesi bilim insanı, tarih bilimleri doktor adayı Denis Denisov 1893 yılında tüm Orenburg valiliğinde yaşayan müslüman halkların kitlesel bir şekilde toplanmaları ve halk eğitim bakanı tarafından hazırlanan bir kakarnameye karşı protesto içeren dilekçeleri makamlara teslim etmeleri olayı yaşanmıştır diyor. Bu kararnamede el yazısı ders kitapları, sansürden geçmemiş yabancı ve yerli kitapların yasaklanması öngörülmekteydi. Valilik makamları daha resmen yayınlanmadan bu kararnamenin halk tarafından nasıl öğrenildiğine kafa yoruyor, bir türlü anlayamıyorlardı. Verilen belgelerden anlaşıldığı üzere bu konudaki haber Tarceman gazetesinde okunmuştu. İşte bu gazetede yayınlanan sözün böylesi bir gücü vardı!»

Gazetenin maksimum tirajı 20 bine varıyordu. Onu sadecе Rus müslümanları değil, Türkiye’de, Türkestan’da, Romanya’da, Çin’de, İran’da, Mısır’da ve Bulgaristan’da da okumaktaydılar. Gazetede yayınlanan haberlerin 12 yabancı gazetede tekrar basılıyor olması Tarceman’ın ne kadar popüler olduğunu göstermektedir.

Gasprinskiy, her yeni nüshasında Tarceman’ın sayfalarında müslüman kadınların eşitliği, erkeklerin sahip olduğu haklara aynen sahip oldukları düşüncesini yaymaktaydı. Bu sorunları daha derinlemesine incelemek için 1906 yılında Galyame nisvan adlı özel bir de dergi çıkarmaya başlamıştır. Bu Türk dünyasında yayınlanan ilk özel kadın yayınıdır.

Önce Hindistan, ardından da Fransa İsmail Gasprinskiy’in aydınlanmacı ve barışçı faaliyetlerini taçlandırmak amacıyla Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterirler. Rusya’da dahil olmak üzere değişik ülkelerden dergi ve gazeteler bu düşünceyi desteklemişlerdir. Ancak, ne yazık ki bu düşünce hayata geçirilemeyecekti. Gasprinskiy 11 eylül 1914 yılında Bahçesaray’da hayata gözlerini kapatır.

Türk dünyasında Gasprinkiy’i ulusun vicdanı, ulusul babası olarak anarlar. Halklara söylediği bilge sözleri, kendisi daha 30 yaşında iken söylenmiştir: «Tek tek insanlar arasında nasıl ki karşılıklı saygı ve çıkarların birliği kurallarının kabul edilmesi sayesinde daha iyi ve kolay yaşanırsa, insan topluluları ve halklarının da ortak yaşamı sadece bu presnipler esas alınarak kurulmalıdır». İsmail Bey Gasprinskiy’in vasiyeti işte böyle.

KAYNAK:http://turkish.ruvr.ru/

  
1874 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Saat
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.62765.6502
Euro6.32966.3550